İzmir’de 13-15 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 2. Steel Summit 2026 konferansında konuşan Rusmet kurucu ortağı ve Ulusal Geri Dönüşüm Birliği Direktörü Viktor Kovshevny, yaptırımlar, ihracat kısıtlamaları, zayıf iç talep ve artan maliyetlerin Rusya’nın hurda ve yarı mamul çelik sektörlerinde derin yapısal dönüşüme yol açtığını söyledi.
Kovshevny’ye göre Rusya’nın çelik hurdası toplama sektörü şu anda tarihsel kapasitesinin %50’sinin altında faaliyet gösteriyor. 2021 yılında yaklaşık 30,6 milyon mt seviyesinde zirve yapan hurda toplama hacminin, ihracat engelleri, likidite sorunları ve daralan satış kanalları nedeniyle 2026 yılında yaklaşık 16,5 milyon mt seviyesine gerilediğini belirtti.
Kovshevny, Rusya’nın demir çelik hurdası ihracatının son yirmi yılda keskin şekilde düştüğünü ifade etti. Açık piyasa döneminin yaşandığı 2004-2007 yıllarında ihracatın yıllık 9-11 milyon mt seviyesini aştığını hatırlatan Kovshevny, mevcut yaptırım döneminde bu rakamın yaklaşık 1,3 milyon mt/y seviyesine gerilediğini söyledi. Daralmanın emtia fiyatlarındaki zayıflıktan değil; kota uygulamaları, tarifeler, yaptırımlara bağlı bankacılık kısıtlamaları ve lojistik sorunlar gibi yapısal engellerden kaynaklandığını vurguladı.
Kovshevny ayrıca Türkiye’nin Rus hurda ihracatında baskın destinasyon haline geldiğini ve 2025 yılında toplam sevkiyatların %90’ından fazlasını oluşturduğunu belirtti. Bu yoğunlaşmanın Rus ihracatçıları Türk piyasası koşullarına, ithalat düzenlemelerine ve kur dinamiklerine stratejik olarak bağımlı hale getirdiğini ifade etti.
Daha geniş çelik sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kovshevny, son dönemdeki daralmaya rağmen Rusya’nın dünyanın en büyük yarı mamul çelik ihracatçılarından biri olmaya devam ettiğini söyledi. 2024 yılında kütük ihracatının yaklaşık 10,4 milyon mt seviyesinde gerçekleştiğini, ancak ihracat hacminin 2022 seviyelerine kıyasla yaklaşık %28 düştüğünü kaydetti.
Sunumu boyunca Rusya’nın ham hurda ihracatı modelinden uzaklaşarak kütük, slab ve DRI/HBI gibi daha yüksek katma değerli ürünlere dayalı daha geniş bir “Avrasya metal platformuna” dönüşmeye çalıştığını vurgulayan Kovshevny, kütük ihracatının ham hurdaya kıyasla daha güçlü fiyat istikrarı, daha kolay finansman imkanları ve daha verimli lojistik sunduğunu söyledi.
Kovshevny ayrıca Türkiye’nin Rus kütük ticaretindeki artan rolüne dikkat çekerek ülkeyi Rus yarı mamul çelik akışlarının ana merkezi olarak tanımladı. Ticaret rotalarının MENA ve Asya pazarlarına kaymasıyla birlikte Türkiye’nin Rus kütük ihracatındaki payının önemli ölçüde arttığını belirtti.
Paslanmaz çelik tarafında ise Rusya pazarının 2022’den bu yana ciddi bir daralma yaşadığını ifade eden Kovshevny, paslanmaz hurda toplama ve ihracat hacimlerinin lojistik sorunlar ve zayıf talep nedeniyle sert şekilde düştüğünü söyledi. Buna rağmen paslanmaz hurdaların yüksek birim değeri ve alaşım içeriği nedeniyle stratejik önemini koruduğunu vurguladı.
Kovshevny’ye göre Rus metal sektörünün geleceği kısa vadeli spot işlemlerden ziyade uzun vadeli endüstriyel ortaklıklara bağlı olacak. Türkiye, Asya ve MENA ülkeleriyle geliştirilecek iş birliklerinin önümüzdeki dönemde daha istikrarlı ve entegre metal tedarik zincirlerinin oluşturulmasında önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı