Uluslararası yaptırımlara tabi olmayan bir Rus çelik üreticisi, son iki haftada HRC ihracat tekliflerini 10-20$/ton artırarak nominal fiyatlarını Karadeniz FOB bazında 510-520$/ton seviyesine yükseltti. Piyasa kaynaklarına göre üretici, ağustos sevkiyatlı sınırlı miktarda HRC satışını yaklaşık 525$/ton FOB Karadeniz seviyesinden gerçekleştirdikten sonra, ağustos üretiminin tamamını iç pazara ayırması nedeniyle yeni ihracat tekliflerini geçici olarak durdurdu. Bu durum, kısa vadede ihracat arzını daraltarak Karadeniz fiyatlarını destekledi.
Yaptırım kapsamındaki bir diğer Rus üretici ise ihracatını ticaret kısıtlamalarının daha sınırlı olduğu pazarlara yönlendiriyor. Üretici, eylül sevkiyatlı HRC için İran ve BDT ülkelerine yaklaşık 555$/ton FOB Astrahan seviyesinden teklif verirken, soğuk haddelenmiş rulo (CRC) teklifleri ise 655$/ton FOB Astrahan seviyesinde bulunuyor.
Karadeniz HRC fiyatlarındaki toparlanmada yalnızca arz tarafındaki gelişmeler değil, bölgesel ticaret akışındaki değişimler de etkili oldu. Asya çıkışlı çelik ürünlerinde navlun maliyetlerinin yükselmesi ve Orta Doğu'da çelik üretiminin belirgin şekilde gerilemesi, bölgedeki rekabet baskısını azalttı. Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) verilerine göre, Orta Doğu'nun ham çelik üretimi 2026 yılının ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla %14,6 düşüşle 19,9 milyon tona gerilerken, mayıs ayındaki üretim ise %19,4 azalarak 3,9 milyon ton oldu. Bölgedeki arzın daralması, özellikle Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına satış yapan ihracatçılar için daha elverişli bir ortam oluşturdu.
Türkiye, Karadeniz çıkışlı Rus HRC ihracatında en önemli pazarlardan biri olmayı sürdürüyor. 2026 yılının ilk dört ayına ait dış ticaret verilerine göre Rusya'nın Türkiye'ye HRC ihracatı yıllık bazda %9,2 artarak 248,9 bin tona ulaştı. Böylece Rusya, %21,8 pazar payıyla Türkiye'nin en büyük HRC tedarikçisi konumuna yükseldi. Aynı dönemde Çin'in Türkiye'ye HRC sevkiyatları yaklaşık %40 azalarak 229,8 bin tona geriledi. Öte yandan Çin'in HRC üretimi de ilk beş ayda %6,7 düşüşle 88,5 milyon ton seviyesine inerek ihracat baskısının bir miktar hafiflemesine katkı sağladı.
Bununla birlikte, mevcut fiyat artışlarının kalıcı bir yükseliş trendine dönüşmesi beklenmiyor. Türkiye'de çelik talebinin zayıf seyretmesi, alıcıların daha yüksek ithalat fiyatlarını kabul etmesini zorlaştırıyor. Diğer yandan Çinli ihracatçıların son dönemde Karadeniz bağlantılı pazarlarda daha rekabetçi fiyatlarla teklif vermesi de bölgedeki fiyatlar üzerinde yeniden baskı oluşturabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Rus üreticilerin ihracat stratejisindeki değişim de piyasayı etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Bazı üreticiler Karadeniz üzerinden gerçekleştirdikleri sevkiyatları azaltırken, daha yüksek fiyatların oluştuğu İran pazarına ulaşmak amacıyla ihracatlarını Hazar Denizi güzergâhına kaydırıyor. Bu yön değişikliği kısa vadede Karadeniz'deki arzı sınırlandırarak fiyatlara destek sağlasa da, son yükselişin talep artışından çok arz tarafındaki sıkışıklıktan kaynaklandığına işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde Rusya'nın HRC ihracat piyasasının seyri, Karadeniz'deki arzın ne ölçüde sınırlı kalacağına ve başta Türkiye olmak üzere önemli ithalat pazarlarında talebin toparlanıp toparlanmayacağına bağlı olacak. Özellikle Türkiye'de çelik tüketiminde belirgin bir iyileşme görülmediği sürece, ihracat arzının normale dönmesi ve Asyalı tedarikçilerin daha rekabetçi tekliflerle piyasaya dönmesi halinde son fiyat artışlarının kalıcılığı sınırlı kalabilir.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı