Altyapı ve sanayi yatırımları piyasaya belirli ölçüde destek sağlasa da, bu durum konut inşaatı ve ticari gayrimenkul sektöründeki yavaşlamayı telafi etmeye yetmedi. Bu nedenle çelik üreticileri ihracata daha fazla yönelmeye devam etti. Ancak dış pazarlarda rekabetin artması ve alıcıların temkinli tutumunu sürdürmesi ihracat tarafındaki baskıyı artırdı.
Haziran ayında ihracat piyasasındaki koşullar daha zorlu hale geldi. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin fiyatlara sağladığı destek, arz endişelerinin azalmasıyla birlikte etkisini kademeli olarak kaybetti. Hurda fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Türk çelik üreticileri alımlarını ertelemeyi tercih ederken, Çinli tedarikçiler başlıca ihracat pazarlarında agresif fiyat rekabetini sürdürdü. Güçlü seyreden ruble ise Rus ihracatçıların kârlılıklarını olumsuz etkilemeden daha düşük teklifler vermesini zorlaştırdı.
Yurt içinde inşaat sektörü en zayıf görünüm sergileyen alan olmaya devam etti. Yüksek faiz oranları yeni yatırımların ertelenmesine neden olurken, finansman maliyetlerindeki artış konut projelerinin başlamasını da yavaşlattı. Ayrıca yürürlüğe giren daha sıkı yangın güvenliği düzenlemeleri çelik konstrüksiyonlu binaların maliyetini artırarak özellikle yüksek katlı konut projelerinin cazibesini azalttı.
Buna karşılık, kamu destekli altyapı yatırımları talebinin en önemli kaynağı olmayı sürdürdü. Büyük ulaşım projeleri, altyapı modernizasyonu ve sanayi yatırımları yapısal çelik talebini desteklerken, depo ve endüstriyel tesis yatırımları konut sektörüne kıyasla daha istikrarlı seyretti. Okullar, spor tesisleri ve geçici yaşam alanlarını kapsayan modüler yapı projeleri de büyümesini sürdürdü.
Mevcut piyasa koşullarının Rusya'nın çelik konstrüksiyon sektöründe konsolidasyonu hızlandırması bekleniyor. Entegre büyük üreticiler hammadde kaynakları, haddeleme kapasitesi ve üretim altyapıları sayesinde avantajlarını korurken, bölgesel küçük üreticiler lojistik avantajları ve taşeronluk faaliyetleriyle faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak sertifikasyon şartlarının sıkılaşması, finansmana erişimin zorlaşması ve kâr marjlarının daralması nedeniyle önümüzdeki yıllarda birçok küçük üreticinin ya belirli niş alanlara yönelmesi ya da büyük üreticiler tarafından satın alınması öngörülüyor.
Haziran ayında Çinli üreticilerle rekabet de Rus çelik sektörü üzerindeki baskıyı artıran önemli unsurlardan biri oldu. Çinli tedarikçiler, özellikle büyük ticari ve altyapı projelerinde, Rus üreticilere kıyasla çok daha düşük fiyatlarla çelik konstrüksiyon teklif etmeyi sürdürdü. Rus şirketleri ise özel mühendislik çözümleri, ileri teknik uzmanlık gerektiren projeler ve kalite standartlarının ön plana çıktığı alanlara odaklanarak rekabet gücünü korumaya çalıştı. Buna karşın standart ürünlerde ve yüksek hacimli siparişlerde fiyat avantajı Çinli üreticilerde kaldı.
Yarı mamul çelik ihracat piyasasında haziran ayında zayıflama görüldü. Rus kütük fiyatları ayın üçüncü haftasında Karadeniz FOB bazında 480-485 $/tona gerileyerek yıl içinde görülen yaklaşık 500 $/ton seviyelerinden uzaklaştı. Türk çelik üreticileri hurda fiyatlarındaki düşüş ve nihai mamul talebindeki zayıflık nedeniyle yeni alımlar konusunda isteksiz davranırken, birçok alıcı daha düşük fiyat beklentisiyle alımlarını erteledi.
Rus ihracatçılar talebi canlandırmak amacıyla fiyatlarını aşağı çekse de, güçlü ruble ve iç piyasadaki hurda fiyatlarının görece yüksek kalması daha büyük indirimlerin önüne geçti. Aynı dönemde Çinli kütük tedarikçileri de tekliflerini düşürerek Türkiye pazarında Rus ürünleri üzerindeki rekabet baskısını artırdı. Öte yandan İran'dan yapılan kütük ihracatının ay sonuna doğru yeniden hız kazanması, yılın ilk bölümünde fiyatları destekleyen arz endişelerini önemli ölçüde azalttı.
Pik demir piyasası ise kütüğe kıyasla daha istikrarlı bir görünüm sergiledi. Haziran ayında ortalama ihracat fiyatı yaklaşık 374 $/ton FOB seviyesinde gerçekleşirken, mayıs ayına göre yalnızca sınırlı bir değişim kaydedildi. Rus tedarikçiler ayın başında 375-380 $/ton FOB seviyesindeki tekliflerini korurken, ay ortasında fiyatlarda küçük çaplı bir indirime gitti. Ancak arzın sınırlı kalması ve üreticilerin yüksek indirimlere yanaşmaması nedeniyle fiyat düşüşü oldukça sınırlı kaldı.
Türk alıcıların talebi ay boyunca zayıf seyretti. Çoğu üretici hurda piyasasındaki gelişmeleri izlemeyi tercih ettiği için pik demir ticareti düşük seviyede kaldı. Büyük tonajlı sevkiyatlar sınırlı olurken, ay sonuna doğru tekliflerin büyük bölümü ağustos sevkiyatlarına kaydı ve yalnızca az sayıda küçük hacimli işlem gerçekleştirildi.
İç piyasadaki zayıf talep, Rus çelik üreticileri açısından ihracatın önemini artırmaya devam etti. Rusya, yılın ilk yarısında Türkiye'nin en büyük yarı mamul çelik tedarikçileri arasında yer almayı sürdürse de, haziran ayında ticaret hacmi belirgin şekilde yavaşladı. Bunun yanında lojistik maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve yaptırımlardan kaynaklanan kısıtlamalar, Rus üreticilerin birçok dış pazardaki rekabet gücünü olumsuz etkilemeye devam etti.
Rusya'nın çelik boru sektörü de haziran ayında baskı altında kaldı. İnşaat, imalat ve çeşitli sanayi kollarından gelen talebin zayıf seyretmesi üretim kapasitesinin tam olarak kullanılmasını engellerken, kârlılık üzerinde de baskı oluşturdu. Yoğun rekabet ortamı üreticileri stok yönetimini iyileştirmeye, maliyetleri düşürmeye ve katma değerli hizmetlere ağırlık vermeye yöneltti.
Mevcut zorluklara rağmen sektör temsilcileri yılın ikinci yarısında altyapı yatırımları ve enerji projelerinin talebi kısmen desteklemesini bekliyor. Belediye altyapısı, boru hattı projeleri ile petrol ve doğal gaz yatırımlarının çelik boru talebini artırması öngörülüyor. Buna rağmen toplam tüketimin geçmiş yıllardaki zirve seviyelerin altında kalması bekleniyor.
Genel olarak, Rusya çelik piyasasının önümüzdeki aylarda da zorlu koşullar altında faaliyet göstermesi bekleniyor. Yüksek finansman maliyetleri iç talebi baskılamaya devam ederken, altyapı ve sanayi yatırımları çelik tüketiminin temel itici gücü olmayı sürdürecek. İhracat performansı ise büyük ölçüde Türkiye'deki talebe, hurda fiyatlarının seyrine, Çinli üreticilerle rekabete ve küresel ticareti etkileyen jeopolitik gelişmelere bağlı olacak. Bunun yanı sıra güçlü ruble ve ihracat pazarlarındaki yoğun rekabetin üçüncü çeyrek boyunca üreticilerin kâr marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı