Güçlü emtia fiyatları ve üretim artışının desteğiyle şirketin FAVÖK'ü (EBITDA) yıllık bazda %28 artarken, serbest nakit akışı %75 yükseldi. Aynı dönemde bakır eşdeğeri üretim %3 artış gösterirken, şirketin büyüme yatırımları bakır, alüminyum ve lityumun FAVÖK içindeki payını %50'nin üzerine taşıdı.
Rio Tinto Üst Yöneticisi (CEO) Simon Trott, şirketin ilk yarıda performansında önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini belirterek, hız kazanan verimlilik çalışmalarının sonuç vermeye başladığını ifade etti. Trott, bugüne kadar 870 milyon dolarlık verimlilik kazanımı sağlandığını, yıl sonuna kadar bunun yıllıklandırılmış bazda 1,8 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Güçlü nakit akışı ve sağlam bilanço sayesinde ara dönem için 3,4 milyar dolar tutarında temettü dağıtılacağını da açıkladı.
Şirketin ilk yarı finansal sonuçlarına göre;
- FAVÖK 14,8 milyar dolara yükselerek yıllık bazda %28 arttı.
- Serbest nakit akışı 3,8 milyar dolar ile %75 artış kaydetti.
- Vergi sonrası net kâr 6,7 milyar dolar ile %47 yükseldi.
- Esas faaliyet kârı 6,9 milyar dolar olurken yıllık artış %43 olarak gerçekleşti.
- Faaliyetlerden sağlanan nakit akışı 9,2 milyar dolara çıkarak %32 arttı.
- Satış gelirleri 31 milyar dolara ulaşarak %15 yükseldi.
- Sermaye yatırımları 5 milyar dolar seviyesine çıkarak %12 arttı.
- Hisse başına ara dönem temettüsü 211 ABD senti olurken toplam ara dönem temettü ödemesi 3,4 milyar dolar olarak açıklandı.
- Sermaye getirisi (ROCE) %17'ye yükselirken net borç 14,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Operasyonel tarafta ise Rio Tinto'nun büyüme projeleri ilerlemeye devam etti. Pilbara operasyonları 2018'den bu yana en yüksek ilk yarı demir cevheri üretimini gerçekleştirirken, Simandou projesinde nisan ayında ilk yüksek tenörlü demir cevheri satışları yapıldı. SimFer madeni ile liman altyapısının dörtte üçünden fazlası tamamlanırken, demiryolu sisteminin ilk devreye alma süreci de yılın ilk çeyreğinde başarıyla gerçekleştirildi. Ayrıca Pilbara'da geliştirilen üç yeni ikame demir cevheri madeninin bütçe doğrultusunda ilerlediği ve ilk cevher üretiminin 2027 yılında başlamasının planlandığı bildirildi.
Lityum tarafında ise Fénix 1B ve Sal de Vida projelerinde ilk üretim planlanandan önce başlatıldı. Rincon tam ölçekli tesisinin inşaatı sürerken, şirket 2028 yılına kadar yıllık yaklaşık 200 bin ton lityum karbonat eşdeğeri (LCE) üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
Rio Tinto, portföy yönetimi ve altyapı optimizasyonu yoluyla 5 ila 10 milyar dolar arasında nakit yaratmayı hedeflediğini, bunun yaklaşık 5 milyar dolarlık bölümünün 2026 yılı sonuna kadar hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Güçlü bilançosunun ise ara dönem temettülerinde %50 ödeme oranını desteklediği belirtildi.
Şirket sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında 2030 yılına kadar 2018 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını %50 azaltmayı hedeflediğini yineledi. İlk yarıda emisyonlar 15,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri seviyesinde gerçekleşirken, bu rakam baz yıla göre %14'lük düşüşe işaret etti.
Rio Tinto ayrıca Oyu Tolgoi bakır madeninde batarya değiştirilebilir elektrikli maden kamyonlarının denemelerine devam ettiğini, Pilbara'da BHP ve Caterpillar ile elektrikli maden kamyonları ve yükleyiciler üzerinde saha testleri yürüttüğünü bildirdi. Şirket, Yindjibarndi Energy Corporation ile 75 MW'lık güneş enerjisi projesi için finansal kapanışı tamamlarken, Gladstone alümina rafinerileri için de biyoyakıt pelet tedarik anlaşması imzalayarak fosil yakıt kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı