Sektör temsilcileri, akademisyenler ve sanayicilerin katıldığı programda, paslanmaz çeliğin küresel rekabet koşulları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve üretim altyapısı kapsamlı şekilde ele alındı.
Toplantının açılış konuşmasını PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Kayabaşı yaptı. Dernek adına bölgesel toplantıların ilkini başkentte gerçekleştirdiklerini belirten Kayabaşı, iki yıl önce sektördeki ihtiyaçlardan hareketle ortak akıl oluşturma hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. PASSAD’ın temel amacının paslanmaz çelik sektörünü güçlendirmek, kullanımını yaygınlaştırmak ve üretici ile tüketicilerin sorunlarına çözüm üreterek sürdürülebilirliği teşvik etmek olduğunu vurguladı. Kayabaşı, paslanmaz çeliğin doğası gereği %100 geri dönüştürülebilir bir malzeme olduğunu belirterek, yeşil ekonominin en önemli bileşenlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Sanayi ve kamunun iş birliği olmadan dönüşümün mümkün olmayacağını ifade eden Kayabaşı, toplantının çıktılarının 2026 yılının ekim ayında İTÜ iş birliğiyle düzenlenecek ikinci Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’ne de katkı sağlayacağını kaydetti.

Toplantıda söz alan Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akçakoca ise rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğini, karbon yönetimi ve arz güvenliğinin belirleyici hale geldiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın 2023’ten bu yana raporlama süreciyle ilerlediğini, bu yıl itibarıyla mali boyutunun daha görünür hale geldiğini belirten Akçakoca, bunun paslanmaz çeliğin girdi olduğu tüm sektörleri etkilediğini ifade etti. Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yarısını AB ülkelerine yaptığına işaret eden Akçakoca, veri kalitesi, proses bazlı doğrulama ve izlenebilirliğin artık finansmana erişim ve pazar gücü açısından kritik olduğunu vurguladı. World Stainless verilerine göre 2024’te dünya paslanmaz çelik üretiminin %7 artarak 62,6 milyon tona ulaştığını hatırlatan Akçakoca, Türkiye’nin bu yarışta yalnızca üretimle değil, düşük karbonlu ve yüksek standartlı üretimle yer alması gerektiğini dile getirdi.
Program kapsamında İTÜ Öğretim Üyesi ve PASSAD Eğitim ve Ar-Ge Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu da “Paslanmaz Çeliğin Çelik Dünyasındaki Yeri” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Çimenoğlu, çeliğin dünya genelinde en yaygın kullanılan mühendislik malzemesi olduğunu ve 2024 itibarıyla 1,5 trilyon dolarlık bir ticaret hacmine sahip bulunduğunu belirtti. Bu pazarın yaklaşık %50’sinin yapı çeliklerinden oluştuğunu ifade eden Çimenoğlu, karbon çeliğinin yüksek dayanım ve şekillendirilebilirlik gibi avantajlarına karşın korozyona açık olduğuna dikkat çekti. Tarihsel örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Çimenoğlu, 1889’da inşa edilen Eyfel Kulesi’nin düzenli bakım sayesinde ayakta kaldığını, ABD’de otoyol köprülerinin bakım maliyetlerinin yıllık 3,5 ila 6 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek korozyonun ekonomik etkisine işaret etti.

Paslanmaz çeliğin ise Birinci Dünya Savaşı döneminde geliştirilen oksitlenmeye dirençli çelik çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıktığını hatırlatan Çimenoğlu, zamanla çatal-bıçak sanayisinden ağır sanayiye kadar geniş bir kullanım alanı bulduğunu ifade etti. Paslanmaz çeliğin korozyona dayanımı sayesinde uzun ömürlü ve düşük bakım maliyetli çözümler sunduğunu belirten Çimenoğlu, yüksek katma değerli üretim açısından stratejik bir malzeme olduğuna dikkat çekti.
Toplantıda, yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanı, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve adil rekabet ortamının sağlanmasına yönelik politika önerileri de gündeme geldi. Katılımcılar, paslanmaz çelik sektöründeki dönüşümün yalnızca çevresel bir gereklilik değil, aynı zamanda Türkiye sanayisinin rekabet gücü açısından stratejik bir adım olduğu konusunda görüş birliğine vardı.
Toplantının sonunda Haluk Kayabaşı, etkinliğe katkı sunan Oturum Sponsoru Cronimet Türkiye ve İkram Sponsoru Güler Gümrük Müşavirliği temsilcilerine teşekkür ederek plaket takdim etti. Kayabaşı ayrıca programda yer alan konuşmacılara da katkılarından dolayı plaketlerini sundu.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı