Ortadoğu demir-çelik sektörü bu hafta fiyat hareketlerinden çok jeopolitik gelişmelerin etkisi altında kaldı. ABD-İran hattında tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri deniz taşımacılığını yeniden belirsizliğe sürüklerken, bölge üreticileri zayıf talep koşullarıyla mücadele etmeyi sürdürdü.
İran çevresinde artan jeopolitik gerilim, enerji piyasalarının yanı sıra demir-çelik ticaretini de doğrudan etkilemeye başladı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretine ev sahipliği yapmasının yanında İran, BAE, Katar ve Umman'dan gerçekleştirilen çelik hammaddesi, DRI, HBI ve hurda sevkiyatları açısından da kritik öneme sahip.
Son günlerde bölgede artan askeri hareketlilik nedeniyle bazı armatörlerin ek savaş risk primi talep ettiği, sigorta maliyetlerinin yükseldiği ve gemilerin boğaz geçişlerinde daha temkinli davrandığı belirtiliyor. Piyasa oyuncuları henüz fiziksel ticarette ciddi bir aksama yaşanmadığını ancak risk algısının belirgin şekilde arttığını ifade ediyor. Bu durum özellikle İranlı ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.
İran çelik piyasasında talep zayıf seyrini korurken, üreticiler artan maliyet baskısı ve sınırlı satışlar nedeniyle yeni stratejilere yöneliyor. İç piyasada inşaat demiri fiyatları 420-430 $/ton EXW, filmaşin ise 465-475 $/ton EXW seviyelerinde işlem görüyor. DRI ihracat teklifleri 225-230 $/ton FOB seviyesinde kalmasına rağmen, piyasa kaynakları alıcıların zayıf talep nedeniyle yeni bağlantılar konusunda isteksiz davrandığını belirtiyor. Yaz sezonunun getirdiği durgunluğun yanı sıra finansman sorunları, bankacılık kısıtlamaları ve navlun kaynaklı belirsizlikler de İran'ın ihracat performansını baskılamaya devam ediyor. Buna karşın çelik üreticileri, maliyetlerini düşürmek amacıyla ara mamul yerine doğrudan demir cevheri tedarikine yönelmeye başladı. Analistler, demir cevheri fiyatlarındaki gerilemenin kütük (billet) üretim maliyetlerini aşağı çekebileceğini, bunun da İranlı üreticilerin ihracat rekabetini artırarak önümüzdeki dönemde durgun seyreden çelik ürünleri piyasasında kademeli bir canlanmayı destekleyebileceğini değerlendiriyor.
İran'daki zayıf görünümün aksine Körfez'de hurda piyasası güçlü kalmaya devam ediyor.
BAE'de işlenmiş HMS (80:20) hurdası 269 $/ton DAP Abu Dhabi seviyesinde işlem görürken, shredded hurdalar 278-286 $/ton, end-cut hurdalar ise 299-305 $/ton seviyelerine ulaştı.
Suudi Arabistan'da ise Hadeed'in HMS 1&2 için 533 $/ton DAP, sheared hurda için 551 $/ton DAP ve premium hurda için 552 $/ton DAP seviyelerindeki alım fiyatları, hurda piyasasını desteklemeye devam ediyor. Ancak piyasa kaynakları, büyük üreticilerin uyguladığı fiyat politikasının üçüncü kademe (tier-3) çelik üreticileri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Kaynaklara göre, büyük üreticiler bir yandan hurda alım fiyatlarını yükselterek hammadde maliyetlerini artırırken, diğer yandan inşaat demiri satış fiyatlarını aşağı çekerek daha küçük üreticilerin marjlarını daraltmaya çalışıyor. Bu stratejinin, özellikle bağımsız ve düşük kapasiteli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Irak genelindeki yerel çelik üreticileri arasında inşaat demiri fabrika çıkış fiyatlarında belirgin bir rekabet gözleniyor.
Mısır'da EZZ Steel ihracat tekliflerini değiştirmedi.
Şirketin son teklifleri;
Rebar : 600 $/ton FOB
Wire Rod : 620 $/ton FOB
Libya'da LISCO'nun Suudi Arabistan'a yaklaşık 30.000 ton HBI satışını 367 $/ton FOB seviyesinden gerçekleştirdiği öğrenildi.
Cezayir'de inşaat demiri 738 $/ton EXW, filmaşin ise 745 $/ton EXW seviyesinde işlem görmeye devam ediyor.
Lübnan'da CFR bazında inşaat demiri fiyatı 560 $/ton olarak bildiriliyor.
Yemen'de ise Türkiye menşeli inşaat demiri yaklaşık 700 $/ton seviyesinde satılıyor. Fiyatın yaklaşık 50 $/ton navlun ve 96 $/ton gümrük vergisini içerdiği belirtiliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı