13.346,43 TRY BIST 100 BIST 100
51,57 EUR EUR EUR
43,96 USD USD USD
6,42 CNY CNY CNY
0,12 CNY CNY/EUR CNY/EUR
37,23 TRY Faiz Faiz
79,60 USD Petrol(brent) Petrol(brent)
5,94 USD Bakır(lb) Bakır(lb)
121,93 USD Gümüş(ons) Gümüş(ons)
99,81 USD (CME) 62% Fe (CME) 62% Fe
351,00 USD Gemi Söküm Gemi Söküm
7.514,40 TRY Altın(gr) Altın(gr)
100,00 USD Demir Cevheri 61% Fe Demir Cevheri 61% Fe

Ortadoğu gerilimi demir-çelik sektörünü nasıl etkiliyor?

İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden demir-çelik sektörünü doğrudan etkilemeye başladı.

Ortadoğu gerilimi demir-çelik sektörünü nasıl etkiliyor?

Petrol ve doğalgaz fiyatlarında yukarı yönlü beklenti, üretim maliyetlerini artırma riski taşırken; deniz taşımacılığındaki aksamalar navlun fiyatlarını yükseltiyor ve teslimat sürelerini uzatıyor. Uzmanlara göre gerilimin uzaması halinde sektörde arz kısıtı, ham madde temininde zorlanma ve nihai ürün fiyatlarında artış kaçınılmaz hale gelebilir.

Ortadoğu’da İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan fiili geçiş kısıtları, küresel enerji ve lojistik zincirlerinde yeni bir kırılma başlattı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresinde artan riskler, enerji fiyatlarının yeniden yukarı yönlü fiyatlanmasına ve deniz taşımacılığında ciddi aksamalara yol açarken, demir-çelik sektöründe de maliyet ve arz baskısını gündeme taşıdı.

Rusya-İran hattı ve enerji etkisi

Piyasa kaynaklarına göre İran, Rusya’nın yaklaşık 5 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip önemli ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Gübre, tahıl, sanayi ekipmanları ve çelik borular iki ülke arasındaki öne çıkan kalemler arasında yer alırken, enerji alanında da temasların sürdüğü ifade ediliyor. Bölgeden, özellikle İran, Katar ve Kuveyt kaynaklı petrol arzında kesinti yaşanması halinde varil fiyatının 100 dolar seviyesine çıkabileceği; bunun da Rus petrolünün Çin, Hindistan ve Türkiye gibi pazarlara yönelmesini hızlandırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatlarındaki olası artışın, doğalgaz ve elektrik maliyetleri üzerinden demir-çelik üretim maliyetlerine doğrudan yansıması bekleniyor.

Uzmanlara göre enerji maliyetleri, özellikle elektrik ark ocaklı (EAF) üretim yapan tesisler açısından belirleyici olmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin uzaması halinde enerji fiyatlarının kalıcı biçimde yüksek seyretmesi, çelik üretiminde ton başına maliyetleri yukarı çekebilir.

Lojistikte daralma ve navlun baskısı

Deniz taşımacılığı tarafında ise tablo daha da karmaşık. Hürmüz Boğazı ve çevresindeki güvenlik riskleri nedeniyle birçok armatör seferlerini askıya aldı ya da daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmek zorunda kaldı. Çelik gibi yüksek tonajlı ve navlun maliyetine duyarlı bir ürün için bu gelişme doğrudan fiyatlara yansıyor. Navlun fiyatlarında hızlı artış ve teslimat sürelerinde uzama gözlenirken, alıcı ve satıcıların belirsizlik ortamında yeni kontrat yapmaktan çekindiği, bunun da kısa vadede işlem hacmini daralttığı belirtiliyor.

Türk çelik sektörünün Avrupa, Balkanlar ve çevre pazarlara odaklanarak küresel dalgalanmaları dengelemeye çalıştığı biliniyor. Ancak deniz rotalarındaki bozulmalar ve sigorta primlerindeki artış, bu pazarlara erişim maliyetlerini de yukarı taşıyabilir.

İskenderun hattı ve jeopolitik risk algısı

Sektör temsilcileri, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik risk algısının artmasının Türkiye’nin demir-çelik üretim üssü konumundaki Hatay, Osmaniye ve İskenderun hattı açısından da yakından takip edildiğini dile getiriyor. İskenderun merkezli üretim bölgesi, liman altyapısı ve entegre tesisleriyle Türkiye çelik ihracatının önemli bölümünü karşılıyor. Bölgesel güvenlik riskinin yükselmesi, doğrudan bir fiziki tehditten ziyade sigorta maliyetleri, finansman koşulları ve sipariş davranışları üzerinden sektöre yansıyabilir.

Arz kısıtı ve fiyat artışı riski

Uzman değerlendirmelerine göre, mevcut gerilimin kısa sürede yatışmaması halinde demir-çelik sektöründe üç temel başlık öne çıkacak: enerji maliyetlerinde artış, ham madde ve yarı mamul tedarikinde aksama riski ve navlun kaynaklı fiyat baskısı. Bu üç unsurun birleşmesi, özellikle hurda ve slab gibi girdilerde arz kısıtı oluşturabilir ve nihai ürün fiyatlarında yukarı yönlü hareketi beraberinde getirebilir.

Kısa vadede işlem hacminde daralma ve temkinli kontrat davranışı öne çıkarken, orta ve uzun vadede çatışmanın süresi belirleyici olacak. Hürmüz Boğazı’ndaki kapatmanın kalıcı hale gelmesi durumunda, demir-çelik piyasasında maliyet bazlı fiyat artışlarının daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Buna karşılık, diplomatik bir yumuşama senaryosunda navlun ve enerji fiyatlarında normalleşme ile birlikte sektörün yeniden denge arayışına girebileceği ifade ediliyor. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Bu içeriğe sadece +plus aboneler erişebilir.

Piyasalara dair düşüncelerinizi paylaşmak ve daha fazla yoruma ulaşmak için hemen ABONE OLUN!
ABONE OLUN Zaten bir hesabınız varsa Oturum Açın

En çok okunan haberler

Orta Doğu’daki gerilimin Rus çelik endüstrisi üzerindeki etkileri

3 Mart 2026 Salı

Rusya’da elverişsiz bir çelik tüketim ortamında demir-çelik ürünlerine yönelik potansiyel talep nasıl şekilleniyor?

3 Mart 2026 Salı

Nucor HRC fiyatlarını 15 $/st artırdı

3 Mart 2026 Salı

Sınırlı arz nedeniyle Rus pik demiri fiyatları yukarı yönlü hareket ediyor

2 Mart 2026 Pazartesi
İzleme Listesi
Genişlet
İzleme listeniz boş

Favori emtialarınızı hızlı erişim için ekleyin ve son fiyat değişim haberlerini kaçırmayın.


Takip ettiğiniz haber kategorisi bulunmuyor
Bildirim Tercihlerini Düzenle
E-Bülten Aboneliği
En güncel haberleri ve günlük demir fiyatlarını e-posta ve sms olarak almak için kayıt olun.
Şimdi Plus Abonesi Olun!
3 gün ücretsiz deneyin!
Şimdi Abone Olun
Tarafsız Fiyatlar
Haberdar Olun
İl Demir Fiyatları
Yorumlar ve Analizler
Şimdi Abone Olun