Onur Yener, “Bizim için 2026, agresif hacim hedeflerinden ziyade, sağlam pozisyon alma ve doğru partnerlerle güçlenme yılı olacak” dedi.
2026 yılının ilk aylarını çelik sektörü açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 yılının ilk ayları, küresel çelik sektörü açısından temkinli ancak yön arayışının sürdüğü bir döneme işaret etmektedir. Talep tarafında güçlü ve homojen bir toparlanma görülmemekle birlikte; enerji, savunma ve altyapı yatırımları belirli ürün gruplarında seçici hareketlilik yaratmaktadır.
Türkiye çelik ihracatı bu dönemde nasıl bir performans gösterdi?
Türkiye verileri, yılın başlangıcında hacim bazlı baskının sürdüğünü göstermektedir. 01 Ocak – 19 Şubat 2026 döneminde toplam çelik ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %15’in üzerinde gerilemiştir. İnşaat çeliğinde yaklaşık %25, yassı çelikte %16 ve filmaşin grubunda %34 seviyelerinde düşüş kaydedilmiştir. Bu tablo, küresel talep zayıflığının ve fiyat odaklı rekabetin devam ettiğini ortaya koymaktadır.
“Nihai ürün fiyatlarında talep kaynaklı baskı sürüyor”
Küresel pazarlardaki gelişmeler sektörü nasıl etkiliyor?
ABD tarafında rulo levha ithalatının aylık bazda yaklaşık %28 gerilemiş olması ve yapısal boru ihracatındaki çift haneli düşüşler, küresel ticaret hacminin ivmesiz seyrettiğini göstermektedir. Buna paralel olarak anti damping uygulamaları ve dönem sonu incelemeleri, 2026’da korumacılığın gündemde kalacağını teyit etmektedir. Maliyet tarafında ise görece dengeli ancak kırılgan bir yapı izlenmektedir. Şubat 2026 itibarıyla hurda fiyatları 368–375 USD/ton aralığında seyrederken, koklaşabilir taş kömürü 250 USD/ton bandında işlem görmektedir. Girdi fiyatlarının nispeten stabil kalmasına rağmen nihai ürün fiyatlarında talep kaynaklı baskı sürmekte, bu durum marj yönetimini daha kritik hale getirmektedir.
Öte yandan yeşil çelik dönüşümü hız kazanırken, hidrojen bazlı üretimin geleneksel üretime kıyasla halen %20–30 daha maliyetli olduğu bilinmektedir. Ancak SKDM ve ETS reformlarının devreye girmesiyle 2026 itibarıyla karbon şeffaflığı ve sürdürülebilir üretim kabiliyeti rekabet avantajı haline gelecektir.
YenerSteel olarak 2026 yılı için öncelikleriniz nelerdir?
Bizim için 2026 yılı; hacim odaklı agresif büyümeden ziyade, finansal disiplin ve nakit akışı yönetiminin öne çıktığı, seçici pazar ve ürün stratejisinin belirleyici olduğu, risk optimizasyonunun merkezde yer aldığı bir yönetim yılı olarak şekillenmektedir.
YENERSTEEL olarak 2026 yılında; kontrollü ve sürdürülebilir büyümeyi, uzun vadeli, güven esaslı iş ortaklıklarını, katma değerli ve proje bazlı ürün segmentlerinde derinleşmeyi, risk yönetimini merkeze alan ticari disiplini stratejik öncelik olarak konumlandırmaktayız.
Bizim için 2026; agresif hacim hedeflerinden ziyade, sağlam pozisyon alma ve doğru partnerlerle güçlenme yılıdır. Dalgalı piyasa yapısının devam edeceğini öngörmekle birlikte, güçlü finansal yapı, stratejik tedarik yönetimi ve seçici büyüme yaklaşımıyla bu sürecin sürdürülebilir fırsatlara dönüştürülebileceğine inanıyoruz.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı