Bu adım, küresel HRC referans fiyatlarının ve enerji piyasalarının da yukarı yönlü seyrettiği bir döneme denk geliyor. Bu durum, 2026’nın başında fiyatlarda belirgin bir gevşeme yerine yüksek ve dalgalı bir ortamın devam ettiğini gösteriyor.
Çoğu tesis için 1005 $/st, CSI için ise 1055 $/st olarak belirlenen yeni CSP seviyesi, Nucor’u yeniden dört haneli fiyat bölgesine taşıdı. 15 $/st’lik artış, Ağustos 2024’ün sonundaki benzer büyüklükteki son düzenlemeyi yansıtıyor ve şirketin fiyatları daha büyük adımlarla yukarı çekme eğiliminin yeniden güçlendiğine işaret ediyor.
Aynı zamanda, küresel HRC çelik referans fiyatı 2 Mart 2026 itibarıyla metrik ton başına 1012,96 $ seviyesindeydi. Bu gösterge son bir ayda yaklaşık %4, son on iki ayda ise yaklaşık %10 artış kaydetti. Bu tablo, Nucor’un baz fiyat hamlesinin izole bir adım değil, küresel yassı çelik fiyatlarındaki daha geniş çaplı yükseliş trendiyle paralel gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Kuzey Amerika HRC fiyatları, 2025’i kilogram başına yaklaşık 0,96 $ (yaklaşık 960 $/mt) seviyesinde tamamladı. Dördüncü çeyrekte üçüncü çeyreğe kıyasla yaklaşık %10’luk artış kaydedilmişti. Bu çerçevede Nucor’un yeni CSP seviyesi, son Kuzey Amerika ortalamalarının bir miktar üzerinde yer alırken, gümrük vergileriyle korunan iç pazara paralel şekilde güçlü küresel referanslarla da genel olarak uyumlu görünüyor.
Güçlenen tüketici güveni, yüksek seyretmeye devam eden toptan enflasyon, keskin şekilde artan enerji fiyatları ve Trump yönetiminin çelik tarifeleri bir araya gelerek çelik fiyatlarının anlamlı bir düzeltme yaşamasını engelliyor; bunun yerine yüksek ve oynak bir fiyat ortamı yaratıyor.
Şubat ayında tüketici güveni, Ocak ayındaki dip seviyelerden toparlandı; ancak beklentiler hâlâ kırılgan. Öte yandan Ocak ayında toptan enflasyon beklentilerin üzerinde hızlandı. Çekirdek üretici fiyatları manşet veriden daha hızlı artarken, metallerle bağlantılı kalemlerde de yükseliş görüldü. Bu durum, sanayi tedarik zinciri genelinde maliyet baskılarının sürdüğüne işaret ediyor.
Enerji piyasaları da tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Brent petrol fiyatı son dönemde varil başına yaklaşık 72,87 $ seviyesinde işlem gördü ve önceki aya göre %8’den fazla artış kaydetti. İran merkezli gerilim, petrol ve LNG bağlantılı doğalgaz piyasalarına jeopolitik risk primi ekleyerek ağır sanayi için ilave maliyet artışı riskini yükseltti.
EAF bazlı üretim yapan Nucor için elektrik ve doğalgaz maliyet yapısının merkezinde yer alıyor. Ergitme sürecinde ark enerjisi baskın unsur olsa da, doğalgaz yeniden ısıtma ve DRI süreçlerinde kritik öneme sahip. Petrol ve LNG bağlantılı gaz fiyatlarındaki keskin artışlar, toplam dönüşüm maliyetlerine yansıyor ve marjları korumak adına fiyatların savunulmasını gerekli kılıyor.
Ticaret politikası ise iç piyasadaki fiyatlama gücünün temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor. 2025’te yeniden devreye alınan ve genişletilen Section 232 çerçevesi, birçok çelik ithalatında tarifeleri fiilen %50 seviyesine yükseltti. Bu durum, yerli ve ithal malzeme arasındaki fiyat farkını ciddi ölçüde daraltarak alıcıların iç piyasadaki artışları ithalat yoluyla dengeleme imkânını sınırladı.
2025 boyunca ithalat payının gerilemesi ve yerli üreticilerin 2026’ya tarihsel olarak yüksek sipariş portföyleriyle girmesi, ABD’li üreticiler için fiyatlama şemsiyesinin güçlü kalmasını sağladı. Bu bağlamda Nucor’un 1000 $/st üzerindeki hamlesi yalnızca kısa vadeli bir ivmeyi değil, aynı zamanda tarifeler ve sınırlı ithalat rekabetiyle desteklenen yapısal bir zemini de yansıtıyor.
Alıcılar açısından mevcut Nucor fiyat ortamı, şirketin EAF bazlı maliyet yapısını giderek daha fazla etkileyen enerji ve LNG piyasalarının kısa vadede daha yakından izlenmesini gerektiriyor. 2026’da çelik fiyat hikâyesi artık yalnızca iç arz-talep dengesiyle açıklanamıyor; tarifeler, enerji oynaklığı, toptan enflasyon ve nihai talepteki değişimler aynı anda belirleyici rol oynuyor.
1000 $/st seviyesinin aşılması hem sembolik hem de pratik bir anlam taşıyor. Bu durum, yassı çelik fiyat tabanının daha yukarı taşındığını gösteriyor. Talepte keskin bir daralma yaşanmadığı sürece, kısa vadede belirgin bir fiyat rahatlamasının zor olabileceğine işaret ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı