Rapora göre, birçok şirket uzun vadeli iklim hedeflerine bağlılık gösterse de kömür bağımlılığı sektör genelinde norm olmaya devam ediyor ve yeşil demir üretiminin ölçeklendirilmesi henüz başlangıç aşamasında bulunuyor.
Bugün yayımlanan değerlendirme, 11 ülkede faaliyet gösteren ve 29 ülkede varlık gösteren demir ve çelik üreticilerini kapsıyor. Daha önce birbirinden kopuk ve şeffaf olmayan şirket verilerini bir araya getiren çalışma, sektörün iklim performansına dair şimdiye kadarki en net tablolardan birini ortaya koyuyor. Değerlendirme sonuçlarına göre, hiçbir şirket 100 üzerinden 50 puanın üzerine çıkamazken, listenin üst sıralarında yer alan şirketlerin dahi önemli eksiklikleri bulunuyor.
SteelWatch İcra Direktörü Caroline Ashley, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Utanç verici bir şekilde, tek bir çelik üreticisi bile 100 üzerinden 50 puanın üzerinde puan alamadı. Listenin başında yer alanların bile iklim krizi konusunda sorumlu davrandıklarını iddia edebilmeleri için kapatmaları gereken büyük boşluklar var” ifadelerini kullandı.
Küresel CO₂ emisyonlarının yaklaşık %10’unu oluşturan çelik endüstrisi, iklim kriziyle mücadelede kritik bir öneme sahip. Raporda değerlendirilen şirketler arasında Baosteel, Nippon Steel, POSCO, Tata Steel, ArcelorMittal, thyssenkrupp ve Cleveland-Cliffs gibi sektörün önde gelen oyuncuları yer alıyor. Bu şirketlerin tamamının, sektörün toplam emisyonlarının %90’ına kadarından sorumlu olan kömür bazlı yüksek fırın teknolojisini kullanmaya devam ettiği vurgulanıyor.
Raporda öne çıkan en önemli bulgulardan biri, “geçiş hazırlık açığı” olarak tanımlanan durum oldu. Bu kavram, güvenilir bir sıfıra yakın emisyon geçişi için gerekli olan adımlar ile şirketlerin fiilen attıkları adımlar arasındaki farkı ifade ediyor. Değerlendirmeye göre, çoğu şirket net sıfır hedefleri açıklamış olsa da bu hedefleri gerçekleştirecek somut planlar, yatırımlar ve uygulamalar açısından yetersiz kalıyor. Özellikle kömür bazlı yüksek fırın yatırımlarının sürmesi ve yeşil demir üretiminin yeterince ölçeklenememesi, dönüşümün önündeki temel engeller olarak öne çıkıyor.
Yeşil demirin ölçeklendirilmesi ve yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin performansın oldukça düşük seviyede kaldığı belirtilen raporda, bu alanlardaki ortalama puanın 25 üzerinden 1’in altında olduğu ifade ediliyor. Bu durum, sektörün gerekli dönüşüm hızından ve ölçeğinden oldukça uzak olduğunu ortaya koyuyor.
Şirket bazında değerlendirildiğinde, SSAB 100 üzerinden 46,2 puanla en yüksek skoru elde ederken, onu 41,9 puanla thyssenkrupp takip etti. Bu iki şirket, kömür bazlı varlıklara yeniden yatırım yapmamaları veya bu varlıkları yakın dönemde yenilememeleri, ayrıca yeşil demir üretimi ve yüksek fırınların devreden çıkarılmasına yönelik planlara sahip olmaları nedeniyle diğerlerinden ayrışıyor. Ancak rapor, bu şirketlerin dahi yeşil demir üretimini hızla uygulamaya koymaları ve ölçeklendirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Hyundai Steel 21,2 puan, Nippon Steel 16,8 puan ve HBIS Group 8,3 puan ile en düşük performans gösteren şirketler arasında yer aldı. Bu şirketlerin kömür bazlı üretime yüksek bağımlılıkları, yenilenebilir enerji konusunda sınırlı ilerleme kaydetmeleri veya bu alanda yeterli raporlama yapmamaları ve değerlendirme döneminde yeşil demir geliştirme konusunda somut adımlar atmaması, geçiş hazırlığı açıklarını büyüten temel faktörler olarak öne çıkıyor.
Raporda ayrıca, olumsuz tabloya rağmen bazı sınırlı ilerleme işaretlerine de dikkat çekiliyor. Buna göre, çoğu şirketin hâlihazırda yeni yüksek fırın inşa etmediği, bazı üreticilerin doğrudan indirgenmiş demir (DRI) kapasitesinde ölçülebilir artış sağladığı ve bu kapasitenin neredeyse sıfır emisyonlu üretime kaydırılabileceği belirtiliyor. Ayrıca SSAB’nin yenilenebilir enerji kullanımında kayda değer bir paya ulaştığı ifade ediliyor. Ancak rapor, ilerlemenin yalnızca duyurularla sınırlı kalmaması gerektiğini, somut eylemlerle desteklenmesi ve yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
SteelWatch Kurumsal Karnesi; SSAB, thyssenkrupp, ArcelorMittal, Ternium, JSW Steel, Cleveland-Cliffs, NLMK, U.S. Steel, Gerdau, Tata Steel, Baosteel, JFE Steel, MMK, Oyak, POSCO, Hyundai Steel, Nippon Steel ve HBIS Group dahil olmak üzere geniş bir şirket grubunu kapsıyor.
Değerlendirme, ağırlıklı olarak şirketlerin 2025 mali yılında yayımladıkları ve 2024 mali yılına ait verileri içeren yıllık raporlarına dayanıyor. Raporda, bu on yıl içinde yapılacak yatırımların kömür bağımlılığını azaltmak ve yeşil üretimi ölçeklendirmek açısından kritik öneme sahip olduğu belirtilirken, hangi şirketlerin performanslarını daha hızlı iyileştireceğinin yakından takip edileceği ifade ediliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı