Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) çelik piyasasının görünümü, artan jeopolitik gerilimlerin önemli deniz ticaret rotalarını etkilemesi ve hammadde akışına ilişkin endişeleri artırmasıyla giderek daha belirsiz hale geliyor. Piyasa katılımcılarına göre Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve genişleyen lojistik riskler, bölgede ticari faaliyetleri şimdiden etkilemeye başladı. Bazı sevkiyatların askıya alındığı, yeni anlaşmaların ise yavaşladığı belirtiliyor.
KİK ülkelerinde faaliyet gösteren tüccarlar, Hürmüz Boğazı üzerinden taşımacılığın kısıtlı kalması halinde daha önce sözleşmesi yapılmış bazı yükler için mücbir sebep ilan edilebileceği uyarısında bulunuyor. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bazı alıcılar, bu hafta gerçekleştirilmesi planlanan sevkiyatların şimdiden askıya alındığını bildiriyor. Aynı zamanda tedarikçiler de artan gerilimin yarattığı lojistik, sigorta ve navlun risklerini yeniden değerlendirirken yeni işlemlere daha temkinli yaklaşıyor.
Öte yandan gemilerin teknik olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçebilmesi durumunda bile ekonomik etkilerin ciddi olabileceği belirtiliyor. Savaş riski sigorta primlerinin hızla yükselmesi ve alternatif rotaların değerlendirilmesi nedeniyle bunker yakıt maliyetlerinin artması, taşımacılık maliyetlerini yukarı çekiyor. Güvenlik endişelerinin Kızıldeniz’deki trafiği de etkilemesi halinde gemilerin Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalar izlemek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Piyasa katılımcılarına göre bu gelişmeler, Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki çelik ticaretinin maliyet yapısını köklü biçimde değiştirebilir.
Belirsizlik, bölgenin yarı mamul çelik piyasasının zaten arz sıkışıklığı yaşadığı bir döneme denk geliyor. Asyalı tedarikçilerin KİK’e yönelik bazı kütük sevkiyatlarını ertelediği veya askıya aldığı bildiriliyor. Bu durum, özellikle ithal yarı mamule bağımlı haddehaneler için tedarik boşluğu yaratma riski taşıyor. Ayrıca İran’dan demir cevheri, pelet ve doğrudan indirgenmiş demir (DRI) ihracatında aksama yaşanabileceğine yönelik piyasa söylentileri de bazı üreticilerin hammadde erişimi konusunda endişeleri artırmış durumda.
Bu gelişmelerin ortasında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bazı çelik üreticilerinin son dönemde piyasada yaklaşık 150 bin ton kütük arayışına girdiği belirtiliyor. Özellikle ECAS sertifikalı ürünler için talep oluştuğu ve teslimatın mayıs ortası ile haziran ortası arasındaki döneme planlandığı ifade ediliyor. Söz konusu talebin büyük ölçüde üst tesislerde planlanan bakım çalışmaları ve bağlı şirketlere yönelik mevcut tedarik yükümlülüklerinden kaynaklandığı belirtilirken, sevkiyatların durması ve mal bulunabilirliğinin azalması bu alım planlarının uygulanabilirliğini belirsiz hale getiriyor.
Piyasa katılımcılarına göre mevcut durum geçmişte yaşanan bazı jeopolitik krizlerden farklı bir tablo ortaya koyuyor. Önceki dönemlerde bölgedeki üreticiler arz sıkışıklığından zaman zaman fayda sağlayabilmişti. Ancak mevcut koşullarda birçok üretici kendi hammadde tedariki konusunda da risklerle karşı karşıya olduğu için bu avantajın sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.
Yaşanan aksaklıkların etkisi KİK bölgesiyle sınırlı kalmayabilir. 2025’ten bu yana bölgeden Avrupa Birliği’ne yapılan çelik sevkiyatlarında artış görülüyordu. Bunun başlıca nedeni, bazı KİK ürünlerinin AB’nin korunma önlemlerinden muaf olmasıydı. Bu kapsamda Suudi Arabistan’dan sıcak haddelenmiş rulo (HRC) ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden sıcak daldırma galvanizli rulo (HDG) Avrupa pazarına yönelen ürünler arasında yer aldı.
Ticaret verilerine göre 2025’in ikinci yarısında Avrupa Birliği’ne yaklaşık 165 bin ton Suudi menşeli HRC ithal edildi. Aynı dönemde BAE’den AB’ye yaklaşık 130 bin ton galvanizli rulo sevk edildi. KİK ülkelerinden AB’ye korunma önlemlerine tabi olmayan son parti ürünlerin 2026’nın ilk yarısında ulaşması bekleniyor. Ancak mevcut deniz taşımacılığı aksaklıklarının bu sevkiyatları da riske atabileceği belirtiliyor.
Piyasa oyuncularının yakından takip ettiği bir diğer konu ise gerilimin Basra Körfezi dışındaki deniz rotalarına yayılıp yayılmayacağı. Bazı tüccarlar özellikle Kızıldeniz’deki güvenlik durumunu dikkatle izliyor. Olası bir aksama, Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki çelik ve hammadde taşımacılığını daha da karmaşık hale getirebilir.
Şimdilik KİK çelik piyasasında ticari faaliyetlerin yavaşladığı görülüyor. Alıcılar ve satıcılar gelişmeleri izlemek için daha temkinli hareket ederken, sektör kaynakları önümüzdeki haftaların kritik olacağını belirtiyor. Lojistikteki aksaklıkların arz sıkışıklığına, fiyat oynaklığına veya üretim ve ihracat planlarında değişikliklere yol açıp açmayacağı bu süreçte netleşecek.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı