Nicholas, hükümetin son dönemde yeşil hidrojen projelerini rafa kaldırmasının, düşük emisyonlu demir ve çeliğe geçişin mevcut durumunun yanlış yorumlanmasını yansıttığını belirtti. “Yeşil hidrojenin erken kullanımı artık küresel ölçüt haline geliyor. Dünya çapında yeşil çelik ve yeşil hidrojen projeleri hızla ilerlerken, Güney Avustralya’nın doğalgaza bağlı kalması, kısa vadede Whyalla için rahatlama sağlasa da, uzun vadede gelişen bir yerli çelik endüstrisi için temel oluşturmayacak” ifadelerini kullandı.
Simon Nicholas, Güney Avustralya hükümetinin iki yıl önce yayımladığı Yeşil Demir ve Çelik Stratejisi ile dünya lideri konumunda olduğunu hatırlattı ve “Ne yazık ki o zamandan beri eyalet bu konumunu kaybetti ve diğer küresel bölgelerin gerisinde kaldı” dedi.
Nicholas, Santos ile imzalanan 10 yıllık ve 200 PJ’lik gaz tedariki anlaşmasını ele alarak, hükümetin fosil yakıtlardan bir diğerine geçmenin Avustralya çelik sektörünü güvence altına almanın tek yolu olduğuna inanmasının bir göstergesi olarak değerlendirdi. “200 PJ’lik gazın büyük bir kısmı, Whyalla çelik fabrikasının kömür bazlı yüksek fırından, gaz veya yeşil hidrojenle (veya her ikisiyle) çalışabilen doğrudan indirgenmiş demir (DRI) teknolojisine geçişi için ayrılmıştır. Ancak gaz bazlı DRI, hâlâ yüksek emisyon üretmekte ve gazla yeşil demir ve çelik üretilemez” dedi.
Nicholas, planlanan Whyalla DRI tesisinin başlangıçta yeşil hidrojen ve gaz karışımı ile çalışmayı hedeflediğini hatırlattı: “2024 tarihli Santos/GFG Mutabakat Zaptı, DRI tesisinin ölçekli olarak kullanılabilir hale geldiğinde tamamen yeşil hidrojene geçeceğini, indirgeyici madde olarak doğal gaz ve yeşil hidrojen karışımı kullanacağını belirtmişti. Ancak o zamandan beri Güney Avustralya hükümeti bu geçişe olan ilgisini kaybetti. Hükümet, Whyalla çelik fabrikası için ‘gazın kral olacağını’ açıkladı ve yeşil hidrojen planlarını rafa kaldırdı.”
Simon Nicholas, küresel çelik teknolojisi geçişinin yanlış yorumlandığını vurgulayarak, “Dünya genelinde yeşil hidrojen gelişmelerinde bir yavaşlama olsa da, düşük emisyonlu demir ve çelik üretiminde rolü giderek güçleniyor. DRI tesislerinde erken yeşil hidrojen kullanımı artık bir ölçüt haline geldi” dedi.
Nicholas, uluslararası örnekleri de hatırlattı: “Meranti Green Steel, Umman’da yeni DRI tesisi için ilk günden itibaren indirgeme karışımında %15 yeşil hidrojen ve %85 gaz kullanacak, daha sonra yeşil hidrojen oranını artıracak. Umman, Avustralya’nın doğu kıyısı gaz piyasasına göre çok daha ucuz gaza sahip ve son iki yılda Güney Avustralya’yı açıkça geride bıraktı. Gaz, Güney Avustralya için karşılaştırmalı bir avantaj alanı değil.”
Analist ayrıca, Hydrogen Insight’a göre 2025 yılında inşaatına başlanan 59 yeni hidrojen projesinin neredeyse tamamının yeşil hidrojen projeleri olduğunu hatırlatarak, “Güney Avustralya, doğalgaza bağlı kalarak küresel yeşil çelik fırsatını kaçırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı