Küresel ticaret açısından kritik öneme sahip boğazdaki trafik, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkese rağmen toparlanma sinyali vermedi.
ABD ve İran arasında Pakistan’da yürütülen müzakere süreci kapsamında tarafların Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda karşılıklı sert açıklamalarda bulunması, bölgedeki belirsizliği artırdı. ABD Başkanı Donald Trump, donanmalarının boğazı kullanmaya çalışan gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını belirterek, bu adımın ateşkes sonrası yeniden tırmanabilecek gerilimlere işaret ettiğini söyledi.
Verilere göre Hürmüz Boğazı’ndan 1-27 Şubat döneminde günlük ortalama 129 gemi geçişi gerçekleşirken, savaşın başlamasıyla birlikte bu trafiğin %90’dan fazla gerilediği belirtildi. 8 Nisan itibarıyla başlayan iki haftalık geçici ateşkesin ardından da gemi trafiğinde belirgin bir toparlanma yaşanmadı.
Ateşkes sonrası dönemde boğazdan geçen gemilerin önemli bölümünü İran bağlantılı ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler oluşturdu. Bu gemilerin büyük kısmının İran limanlarından hareket ettiği kaydedildi. Söz konusu dönemde gemilerin varış noktalarının ise Umman, Çin, Hindistan, Pakistan, Malezya ve Brezilya gibi ülkelerdeki limanlarda yoğunlaştığı bildirildi.
Boğazda en yoğun trafik 11 Nisan’da 14 gemi geçişiyle kaydedildi. Aynı gün 2 milyon varil Irak ham petrolü ile Suudi Arabistan’dan toplam 4 milyon varil ham petrol taşıyan üç büyük tanker de geçiş yapan gemiler arasında yer aldı. Gemilerin sahiplik yapısında Yunan ve Çin merkezli şirketlerin öne çıktığı aktarıldı.
Petrol piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Danimarka merkezli Küresel Risk Yönetimi (Global Risk Management) Araştırma Başkanı Arne Lohmann Rasmussen, Pakistan’daki barış görüşmelerinin çökmesinin ardından müzakerelerin yeniden başlamasının zor göründüğünü belirtti. Rasmussen, ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ifade etti.
Trump’ın açıklamalarının İran petrol trafiği üzerinde baskıyı artırabileceğine işaret eden Rasmussen, İran’ın günlük yaklaşık 1,5-2 milyon varil petrol ihracatını sürdürdüğünü, bunun büyük bölümünün Çin’e yöneldiğini söyledi. Bu tür bir ablukanın uygulanabilirliğinin ve olası uluslararası tepkilerin ise belirsizliğini koruduğunu dile getirdi.
Rasmussen ayrıca, piyasanın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını fiyatlamaya başladığını ancak bu senaryonun ertelendiğini belirterek, gerilimin artması halinde Babu’l Mendeb Boğazı’na yönelik risklerin de gündeme gelebileceğini ve bunun Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat yollarını zorlaştırabileceğini ifade etti.
Kaynak:AA
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı