Temmuz yüklemeli hurda alımları yaklaşırken, Türk çelik üreticileri piyasaya temkinli bir şekilde yaklaşıyor. Şu ana dek sınırlı sayıda satışın gerçekleşmiş olması, sektördeki genel belirsizlik tablosunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Hem küresel fiyat hareketleri hem de lojistik ve ticaret politikaları, piyasanın yönünü bulmasını zorlaştırıyor.
Geçtiğimiz hafta ABD çıkışlı HMS 80:20 fiyatı yaklaşık 3 $/ton gerilese de, ABD iç piyasasında fiyatların yatay seyretmesi ve Avrupa liman fiyatlarının artış sinyalleri vermesi, ihracatçıları düşük fiyatlara satış yapma konusunda isteksiz kılıyor. Buna ek olarak, ABD doğu kıyısı navlun maliyetlerindeki artış da ihracat baskısını azaltan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bayram Sonrası Hareketlilik Beklentisi
Türkiye'de Kurban Bayramı sonrasında mamul ürün piyasalarının nasıl bir ivme kazanacağı belirsizliğini korurken, bazı piyasa oyuncuları ilkbahar döneminde yaşanan durgunluğun ardından yaz aylarında kademeli bir toparlanma öngörüyor.
Güncel ihracat teklifleri CFR bazında; AB menşeli HMS 80:20 için 335–340 $/ton, ABD menşeli hurda için 340–345 $/ton, shredded hurda içinse 360–370 $/ton seviyesinde bulunuyor. Ancak bu fiyatlar, hurda bazlı üretim yapan fabrikalar açısından rekabet gücünü zayıflatıyor.
Uzak Doğu Kütüğü Rekabeti Derinleştiriyor
Özellikle Asya’dan gelen uygun fiyatlı kütük, ark ocaklı (EAF) üretimi ekonomik açıdan ikinci plana itiyor. Mevcut şartlarda birçok üretici sadece haddelemeye odaklanmayı daha mantıklı buluyor. Bu değişim, sektördeki üretim dinamiklerini ve maliyet dengelerini yeniden şekillendiriyor. Ucuz kütük sunan ihracatçı ülkeler avantaj sağlarken, EAF bazlı üreticiler yüksek maliyetli sınıfa doğru itiliyor.
ABD ve Avrupa’da Ticaret Politikaları Belirsiz
ABD’de Section 232 kapsamında mamul fiyatları yükselişe geçmiş durumda. Ancak hurda arzı ve fiyat seviyeleri hâlâ netlik kazanmış değil. Avrupa’da ise ABD’ye mamul ürün ihracatı sınırlanırsa, üretim planlamaları ve iç piyasa fiyatlamaları ciddi şekilde etkilenebilir. Ayrıca yeni kota uygulamaları ya da ithalata yönelik ek vergiler gibi olası düzenlemeler de piyasadaki belirsizliği artırıyor.
Lojistik Sınırlamalar ve Vade Gerçeği
Bugün satın alınan uygun fiyatlı Uzak Doğu menşeli kütüğün en erken ağustos ayında yüklenebileceği, Türkiye’ye gelişinin ise eylül başını bulabileceği ifade ediliyor. Bu zaman aralığı, özellikle inşaat demiri üreten ve genellikle 15 ila 30 gün vadeyle çalışan haddehaneler için ciddi bir planlama sorunu oluşturabilir. Global hurda ve mamul piyasalarında yön arayışı devam ederken, artan maliyetler, siyasi belirsizlikler ve lojistik engeller Türk üreticileri dikkatli bir pozisyon almaya zorluyor. Önümüzdeki haftalarda piyasadaki fiyatlama eğilimleri ve alım-satım davranışları, sektördeki dengelerin hangi yönde değişeceğini belirleyecek. Dengelenme süreci hala devam ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı