Sabancı Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından 2022 yılı ortasında başlatılan “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Projesi” de bu çalışmalar arasında yer alıyor. Proje kapsamında ilk aşamada “Türkiye Mevcut Durum Raporu” ve “Karbonsuzlaşma Seçenekleri” başlıklı çalışmalar yayımlandı. 2023-2025 dönemini kapsayan ikinci ve üçüncü fazlarda ise sektörel paydaşlarla yapılan görüşmeler ve çalıştaylar sonucunda “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması: Politika ve Aktör Analizi” raporu tamamlandı. Projenin dördüncü fazı ise Türkiye Çelik Sektörü Ağı’nın kurulması ve bu ağ kapsamında gerçekleştirilecek bilgi paylaşım etkinliklerini içeriyor. Ağın tanıtımı Nisan 2025’te yapılırken, sekretarya görevini İPM üstleniyor.
Bu kapsamda düzenlenen “Çelik Hurdasının Yönetimi Çalıştayı”, çelik sektörünün karbonsuzlaşma sürecinde hurda yönetiminin rolünü ele almak, hurda toplama ve işleme süreçlerinde karşılaşılan sorunları tartışmak ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla gerçekleştirildi. 12 Şubat 2026 tarihinde İzmir’de düzenlenen çalıştayda, hurdanın toplama sürecinden hammadde olarak kullanıldığı aşamaya kadar yaşanan teknik, ekonomik ve lojistik zorluklar masaya yatırıldı.
Çalıştay, Sabancı Üniversitesi İPM İklim Değişikliği Programı Koordinatörü Ümit Şahin’in proje ve Çelik Sektörü Ağı faaliyetlerine ilişkin bilgilendirme sunumuyla başladı. Ardından İPM Sabancı Üniversitesi Proje Koordinatörü Dursun Baş, çalıştayın amacı ve yöntemine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Dursun Baş konuşmasında, hurda ile sera gazı emisyonu arasındaki ilişkiye dikkat çekerek Türkiye çelik sektörünün üretim yapısına dair değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de üç entegre tesis bulunduğunu ve bu tesislerin 10 milyon ton civarında çelik üretimi gerçekleştirdiğini belirten Baş, geri kalan üretimin büyük ölçüde hurdaya dayalı elektrik ark ocaklı tesisler tarafından yapıldığını ifade etti. Türkiye’de elektrik ark ocaklı tesislerin toplam kapasitesinin 50 milyon tonun üzerinde olduğunu ve son yıllarda hem tesis sayısının hem de kapasitelerinin arttığını söyledi.
Baş, entegre tesislerde kömür bazlı üretim nedeniyle emisyonların belirgin şekilde yüksek olduğuna işaret ederek, kömürle üretim yapılan entegre tesislerde her bir ton sıvı çelik üretimi için yaklaşık 2,2 ton sera gazı salındığını, elektrikli ark ocaklı tesislerde ise bu miktarın ton başına yaklaşık 0,5 ton seviyesinde olduğunu belirtti. Türkiye’de 10 milyon ton üretim yapan üç entegre tesisin toplam sera gazı emisyonlarının %65’ine sahip olduğunu, hurda bazlı çalışan tesislerin ise yaklaşık %35’lik paya sahip bulunduğunu aktardı.
Ark ocaklı tesislerdeki haddehaneler kaynaklı sera gazı emisyonları ve artan çelikhane kapasiteleri de dikkate alındığında, önümüzdeki 10 yıl içinde emisyon dağılımının %50-%50 seviyesine yaklaşabileceğini ifade eden Baş, çelikhanelerde ergitilen hurda niteliğinin ark ocaklı tesislerdeki enerji tüketimi (elektrik ve doğalgaz) ve oluşan sera gazı miktarı ile doğrudan bir ilişki içerisinde olduğunun da altını çizdi.
Türkiye’nin yıllık 20-25 milyon ton hurdayı yurt dışından temin ettiğini, yurt içinde ise 10-15 milyon ton seviyesinde hurda bulunduğunu belirten Baş, nitelikli hurdaya erişimin sağlanamadığı durumlarda ark ocaklı tesislerde verimliliğin düştüğünü ifade etti.
Buna ek olarak, Baş, nitelikli hurda temini ve ileri teknolojinin hurdayı verimli kullanmada tek başına yeterli olmadığını dile getirdi ve işçilik ve metalürjik proses bilgisinin de kritik olduğunu belirtti.
Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması: Politika ve Aktör Analizi raporunda yer alan; hurda piyasasında çalışan sağlığı ve çevre yönetimini güçlendirecek bir modernizasyon programı oluşturulması ve hurda arz güvenliğini artırmak için ulusal hurda envanteri, kalite sınıflandırma standardı ve izlenebilirlik sistemi kurulması önerileri de çalıştayda hatırlatıldı.
Çalıştayda, yerli hurdacılık sektörünün teknik altyapısının ve operasyonel kapasitesinin geliştirilmesinin desteklenmesi, hurda kalitesinin artırılması, iç piyasada hurda arzının güçlendirilmesi, hurda verimliliğini artıracak metalurjik proses uygulamaların yaygınlaştırılması ve alternatif hammadde kaynaklarının fizibilite çalışmalarının yapılması yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Etkinlik, sektörün karbonsuzlaşma sürecinde hurda yönetimi odaklı benzer toplantıların artırılmasının gerekliliğine de vurgu yaptı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı