Raporda, bölgede yılda 155 milyon tonun üzerinde atık üretildiği belirtilerek, mevcut eğilimin devam etmesi halinde bu miktarın 2050 yılına kadar iki katına çıkmasının beklendiği aktarıldı. Artan atık üretiminin halk sağlığı, çevre ve turizm sektörü üzerinde giderek daha fazla tehdit oluşturduğuna dikkat çekilen raporda, daha iyi atık yönetimi ve döngüsel ekonomi için daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunuldu.
Dünya Bankası raporunda, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da kişi başına düşen atık miktarının dünya ortalamasının üzerinde olduğu ve bunun her yıl milyarlarca dolarlık çevresel maliyete neden olduğu vurgulandı.
Atık toplama oranlarının nispeten yüksek olmasına rağmen, geri dönüşüm ve arıtma oranlarının bu seviyenin oldukça gerisinde kaldığı belirtildi. Rapora göre, bölgede atıkların %10’undan azı geri dönüştürülürken, üçte ikisinden fazlası yanlış şekilde yönetiliyor.
Bu durumun hava, toprak ve su kirliliğini artırdığı, deniz çöplerine yol açtığı ve ciddi sağlık riskleri oluşturduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, bölgenin denizlere karışan plastik miktarında kişi başına düşen en yüksek oranlara sahip olduğu, Akdeniz’in ise dünyanın en kirli denizleri arasında yer aldığı kaydedildi.
Dünya Bankası, bölgede toplanan atıkların %83’üne kadarının yeniden kullanılabileceğini, geri dönüştürülebileceğini veya enerji geri kazanımı için değerlendirilebileceğini belirtti. Bu potansiyelin yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekildi.
Raporda, döngüsel ekonomiye geçişin özellikle atık hizmetleri ve geri dönüşüm sektörlerinde yeni istihdam olanakları yaratabileceği vurgulandı. Atık krizinin doğru politikalarla sürdürülebilir büyümenin itici gücüne dönüştürülebileceği ifade edildi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı