Şirketin toplam mineral kaynakları (rezervler hariç) 2024’e kıyasla yaklaşık 900 milyon ton artış gösterirken, bu artışın yaklaşık 770 milyon tonluk kısmı Malmberget sahasında kaydedildi. LKAB Keşiften Sorumlu Başkan Yardımcısı Ian Cope, elde edilen sonuçların şirket genelindeki ekiplerin uzun süredir devam eden çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirterek, bu kaynakların İsveç ve Avrupa için stratejik önem taşıdığını ifade etti.
2025 yıl sonu itibarıyla LKAB, Svappavaara, Malmberget ve Kiruna bölgelerinde (Per Geijer yatağı dahil) yaklaşık 0,9 milyar ton mineral rezervi ve yaklaşık 6,3 milyar ton mineral kaynağı tespit etti. Şirketin 1890’dan bu yana toplamda 2 milyar tonun üzerinde cevher üretimi gerçekleştirdiği belirtilirken, mevcut yatakların demir cevherine ek olarak fosfor ve nadir toprak elementleri gibi kritik mineraller açısından da zengin olduğu vurgulandı.
Rezerv tarafında üretime paralel sınırlı düşüşler gözlendi. Kiruna’daki rezervler %7 azalarak 544 milyon tona gerilerken, Malmberget’te %5 düşüşle 322 milyon tona indi. Svappavaara’daki Leveäniemi sahasında ise rezervler %7 azalarak 79 milyon tona düştü.
Buna karşın, devam eden arama faaliyetleri sayesinde mineral kaynaklarında artış kaydedildi. Kiruna’da kaynaklar yaklaşık %3 artışla 1,1 milyar tona ulaşırken, Malmberget’te %40 artışla 2,7 milyar tona çıktı. Svappavaara’daki Gruvberget sahasında ise %1 artışla 0,9 milyar ton seviyesine ulaşıldı.
Per Geijer yatağında yürütülen çalışmalar da dikkat çekti. Bu sahada yaklaşık 1,3 milyar ton demir cevheri ve fosfor kaynağı tespit edilirken, 2,2 milyon tonluk nadir toprak oksit içeriği ile Avrupa’nın en büyük yataklarından biri olma özelliği korundu.
LKAB Başkanı ve CEO’su Jan Moström, açıklamasında elde edilen sonuçların şirketin uzun vadeli üretim kapasitesini ve büyüme potansiyelini desteklediğini belirtti. Moström ayrıca, nadir toprak elementlerinin küresel jeopolitikte giderek daha kritik hale geldiğini ve Avrupa’nın bu alandaki arz güvenliği açısından LKAB’nin rolünün arttığını vurguladı.
Şirket, kritik hammaddelerin üretimini artırmanın yanı sıra mevcut üretim süreçlerinden elde edilen yan ürünler üzerinden değer yaratmayı da hedefliyor. Fosforun gübre üretimindeki önemi ve nadir toprak elementlerinin elektrikli araçlar ile rüzgar türbinlerinde kullanımı, bu kaynakların stratejik önemini daha da artırıyor.
LKAB’nin projeleri, European Commission tarafından yürürlüğe konulan Kritik Hammaddeler Yasası kapsamında da desteklenirken, şirketin Luleå’daki sanayi parkı, Gällivare’deki apatit çıkarımı ve Kiruna’daki Per Geijer yatağı “stratejik proje” statüsü aldı.
Şirketin mineral rezerv ve kaynak hesaplamaları ise PERC (2021) raporlama standardına uygun olarak hazırlanırken, bağımsız teknik değerlendirmelerle doğrulandı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı