Etiyopya ve genel olarak Doğu Afrika çelik pazarının mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bugün pazarı şekillendiren en önemli dinamikler ve eğilimler nelerdir?
Bölgesel çelik pazarı, sanayileşme ve büyük ölçekli altyapı projelerinin etkisiyle güçlü bir büyüme gösteriyor. Özellikle Etiyopya'nın inşaat sektörü, gayrimenkul yatırımları ve devlet öncülüğündeki mega projeler sayesinde hızlı bir gelişim içinde. Bunlar arasında 12,5 milyar dolarlık Bishoftu Uluslararası Havalimanı, Dangote'nin 4 milyar dolarlık gaz ve gübre tesisi ile Kenya'da planlanan 17 milyar dolarlık petrol rafinerisi yer alıyor. Bu altyapı yatırımlarının, bölge genelinde çelik ve inşaat malzemelerine yönelik talebi uzun vadede güçlü şekilde destekleyeceğini düşünüyorum.
“Kızıldeniz’deki güvenlik krizi navlun ve sigorta maliyetlerini artırdı”
Kızıldeniz'de devam eden Husi tehditleri, Cibuti Limanı üzerinden yürütülen lojistik faaliyetleri ve ticareti nasıl etkiliyor?
Kızıldeniz'deki güvenlik krizi, bölgeye yönelik ticaret akışını ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Cibuti'ye uğrayan gemilerin büyük bölümü aynı zamanda Cidde'ye de sefer yaptığı için navlun ve sigorta maliyetleri önemli ölçüde arttı. Ayrıca bazı armatörler bu rotaya hizmet vermeyi tamamen durdurdu. Güvenlik sorunu çözülene kadar bu durumun devam etmesini bekliyoruz.
“Doğu Afrika çelik sektöründe geriye dönük entegrasyon artacak”
Etiyopya'nın çelik sektöründe son dönemde öne çıkan yatırım alanları nelerdir? Bu yatırımların Etiyopya ve Doğu Afrika çelik pazarına gelecek dönemde ne gibi katkılarının olmasını bekliyorsunuz?
Bugün en belirgin eğilim, üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımlar. Mevcut üreticiler, artan talebi karşılayabilmek için yeni tesisler, makine ekipmanları ve ileri teknolojilere yatırım yapıyor. Ayrıca bitmiş çelik ürünlerine uygulanan yüksek ithalat vergileri de yerli üretimi destekliyor. Bu eğilim yalnızca Etiyopya ile sınırlı değil; Doğu Afrika genelinde Çin, Hindistan ve Türkiye'den yeni yatırımcıların pazara girdiğini görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ise daha fazla geriye dönük entegrasyon bekliyorum. Yani sektör, kütük, slab ve sıcak haddelenmiş rulo (HRC) gibi yarı mamul ürünleri ithal etmek yerine, yerli demir cevheri, hurda ve doğrudan indirgenmiş demirden (DRI) çelik üretimine daha fazla yatırım yapacaktır.
Türkiye ile Etiyopya arasındaki çelik ticaretinin mevcut durumu ve önümüzdeki dönemde gelişme potansiyeli hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye ile Etiyopya arasındaki çelik ticareti geçmişte oldukça güçlüydü ve Türk inşaat demiri Etiyopyalı alıcılar tarafından kalite açısından referans ürün olarak görülüyordu. Ancak yerli üreticilerin kapasitesini artırmasının ardından hükümet, inşaat demiri ve diğer uzun çelik ürünlerine %35 gümrük vergisi uygulamaya başladı. Bunun sonucunda Türkiye'den yapılan ithalat azalırken, Çin hammadde tedarikinde en önemli tedarikçi konumuna geldi. Buna rağmen Türk inşaat demiri hâlâ pazarda yüksek itibara sahip. Gelecekte ise iki ülke arasındaki iş birliğinin, bitmiş çelik ticaretinin yanı sıra yatırım ve teknoloji ortaklıklarına doğru evrilmesini bekliyorum. Özellikle Türk şirketlerinin tesis, makine ve teknik bilgi birikimiyle bölgeye daha fazla katkı sağlayabileceğini düşünüyorum.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı