ABD'de Silvergate Capital, Signature Bank ve Silicon Valley Bank gibi bankaların iflaslarının ardından geçtiğimiz günlerde ciddi krizlerle boğuşan İsviçre tabanlı Credit Suisse rakibi olan UBS tarafından devralındı. Bu durum AB tarafından, yeni bir mali krizle karşı karşıya kalınma riskine karşın endişeyle karşılanmakta.
Amerika'lı ekonomistler, bu durumun AB'yi gelecekte nasıl etkileyebileceğine dair verdikleri demeçlerde, 2008 mali krizine benzer sonuçlarla karşılaşılabilineceğine dair uyarılarda bulundu. Amerikalı ekonomistlere göre, mevcut kriz birkaç bankanın peş peşe iflas etmesinden çok, hızla artan faiz oranlarından ve Merkez bankalarının gevşek para politikalarından kaynaklanıyor. Bu durum sonucunda ise tıpkı Silicon Valley Bank'de olduğu gibi, bankaların yükselen faiz oranlarıyla birlikte banka rezervlerinin değerinin düşüşe geçmesi ile karşılaşılır.
Yaşanan iflasların sebeplerine yönelik açıklamalarda bulunan ekonomistler, "Bankalardan net çıkışlar devlet tahvillerine yatırılmaktadır. Tabii yatırımcılar banka tasarruf hesaplarında sadece yüzde 0,2 getiri elde edebiliyorsa bunu yüzde 4 kazanabilecekleri devlet tahviline çevirecekler. Yani mevduatlarını geri çekiyorlar. Ve mevduatları geri çektiklerinde, artan faiz oranları uzun vadeli ipotek ve tahvillerin piyasa fiyatını düşürdüğü için bankalar uzun vadeli ipoteklerini veya kendi devlet tahvillerini zararına satmak zorunda kalıyor. Yani bankalar sermaye kayıplarını kabul etmek zorunda" şeklinde durumu özetlediler.
Şu ana kadar yalnızca ABD ve İsviçre'yi etkileyen krizlerin AB'ye nasıl yansıyacağı konusunda ekonomistler, " Faiz oranlarını yükselten herhangi bir ülke tahvillerin, hisse senetlerinin ve gayrimenkulün değerini düşürür. Ve bu, ABD'de olduğu kadar Avrupa'da da olacak. Sorun, Alman ve Avrupa bankalarının tahvillerinin ve ipoteklerinin piyasa değerini ne ölçüde kaybettiğini bildirip bildirmedikleridir. Bunu yaparlarsa, varlıklarının değerindeki düşüş sonunda öz sermayelerini tüketecektir. Ve Amerika Birleşik Devletleri'nde olan tam olarak buydu. Bu nedenle, Avrupa'da Almanya'nın geleceği için ABD'ye model olarak bakılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Yapılan açıklamaya binaen, ekonomistlerin ön görüleri arasında; Amerika'nın yaşadığı krizi Avrupa'ya kaydırmak istemesi var. Başta çelik endüstrisi olmak üzere, makine mühendisliği ve otomotiv sanayisinde ABD, Almanya'yı büyük bir rakip olarak görüyor. Bundan dolayı ABD, özellikle Alman endüstrisi üzerine baskı kurarak, yüksek enerji fiyatları nedeniyle düşen üretim faaliyetlerini kendi lehine çevirerek, karşısında ekonomik bir rakip olarak Almanya'nın ayakta kalamaması için çaba gösteriyor.
https://www.steelradar.com/haber/credit-suisse-dunya-capinda-panige-sebep-oldu/
https://www.steelradar.com/haber/ubs-credit-suissei-satin-aldi/
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı