SteelRadar’ın sosyal sorumluluk inisiyatifi kapsamında düzenlenen etkinlikte, sektörün sürdürülebilir insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlanması amaçlandı.
Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı.
Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi.
Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır.
Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız.
Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum."
Yalçın Ertan: "Tır Muavinliğinden Dünya Pazarlarına"
Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan bu yolculukta ülkemi sevdiğim için geri döndüm. 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Almanlar, Amerikalılar bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz yılmadık. Pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, 3 aydan önce dönmezdik.
Tahran’dan dönecek uçak bulamadığımızda taksiyle sınıra gider, oradan geçemezsek tır şoförlerine rica eder, onların 'muavini' olarak Türkiye'ye girerdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Jilet saçlardan inşaat demiri üreten bir ülkeden, bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı her zaman satarsınız. Antenlerinizi dik tutun, kokuyu iyi alın ve asla pes etmeyin."
"Nane Şekerinden İhracat İmparatorluğuna"
Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir."
Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin Çelik Başarısı Bir 'Üniversite' Disiplinidir"
Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı.
Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız."
"ODTÜ Diplomasıyla 3 Ay Hurda Ayıkladım"
Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu.
"Mülakatta İstek ve Süreklilik Arıyoruz"
Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır."
Etkinlikte akademi dünyasından katılan isimler de sektöre ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arslan Kaya, Türkiye’nin çelik üretiminde dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer almasının önemli bir başarı olduğunu ancak sektörün ürün çeşitliliği ve katma değerli üretim tarafında kendisini sorgulaması gerektiğini ifade etti. Kaya, özellikle düşük yoğunluklu ve ileri özelliklere sahip yeni nesil çelik türleri üzerine yapılan çalışmaların artırılması gerektiğine dikkat çekerek, sektörün bu alanlara yönelmesinde kamu politikaları ile özel sektör dinamiklerinin birlikte hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevtap Ünal ise gençlerin sektöre daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin sahadaki deneyimi doğrudan dinlemelerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ünal, küresel ticaret ortamında başarı için firmaların yeni pazarlara açık olması, değişen koşullara hızlı uyum sağlaması ve ürün çeşitliliğini artırarak belirli alanlarda uzmanlaşmasının rekabet avantajı yaratacağını dile getirdi. Korumacı politikaların günümüz dünyasında sınırlı etkisi olduğuna dikkat çeken Ünal, sektörün dış pazarlara odaklanmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu da konuşmasında veri odaklı dönüşümün önemine değinerek, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin sektörler üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Olası jeopolitik gelişmelerin bazı sektörler için risk oluştururken, bazıları için yeni fırsatlar doğurabileceğini belirten Burmaoğlu, çelik sektörünün de bu dinamik yapı içerisinde konumlandığını söyledi. Burmaoğlu ayrıca, gençlerin iş hayatına geçiş sürecinde zorluklar yaşadığını, bu nedenle şirketlerin daha fazla staj ve fırsat imkânı sunarak genç yetenekleri sisteme dahil etmesi gerektiğini vurguladı. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin hem sektörün gelişimi hem de nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
"Zor Zamanlarda Pozitif Strateji Kazandırır"
İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi.
"Yapay Zekanın Yapamadığını İnsan Tasarımı Yapar"
OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi.
"Merak Sizi Marin Sektörüne Lider Yapar"
SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız."
İnteraktif Soru-Cevap ve Yoğun Katılım
Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu.
Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek.
Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı