Nihai ürün üretiminde ise sınırlı bir iyileşme görülmesine rağmen, bu artışın neredeyse tamamının Ostrava’daki Nová Huť tesisinde üretimin yeniden başlatılmasından kaynaklandığı belirtildi. Sektördeki zayıf görünümün arkasında ise düşük talep, yüksek enerji maliyetleri, üçüncü ülkelerden gelen düşük fiyatlı ithalat baskısı, küresel jeopolitik gelişmeler, emisyon izinlerindeki yüksek ve oynak fiyatlar ile Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında oluşan ek maliyetler yer alıyor.
Üretimde uzun vadeli gerileme sürüyor
Çek Cumhuriyeti’nde çelik sektörü uzun vadede önemli bir gerileme yaşadı. 1990’lı yılların başına kadar kişi başına yaklaşık 1 ton üretimle dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alan eski Çekoslovakya’nın aksine, günümüzde üretim belirgin şekilde düşmüş durumda. 2025 yılında ülkede 2,4 milyon ton ham çelik üretildi ve bu seviye, bir önceki yıl ile neredeyse aynı kalarak tarihsel olarak en düşük üretim düzeyi olarak kaydedildi. Son 10 yıllık dönemde üretimde %50’den fazla düşüş yaşanırken, 2015 yılında 5,3 milyon ton olan üretimin bu seviyelere gerilemesinde özellikle Ostrava merkezli Liberty şirketinin (güncel adıyla Nová Huť) birincil üretimi sonlandırmasının etkili olduğu ifade edildi.
Tüketim zayıf, nihai ürünlerde sınırlı toparlanma
Çelik tüketimi tarafında sınırlı bir toparlanma gözlendi. 2025 yılında tüketim 5,5 milyon tona yükseldi ancak bu seviye, 2009 küresel finans krizinden bu yana kaydedilen en zayıf ikinci performans olarak öne çıktı. Nihai ürün üretiminde yıllık bazda artış görülürken, uzun ve yassı ürünlerdeki yükselişin büyük ölçüde Nová Huť tesisindeki üretimin yeniden başlamasından kaynaklandığı vurgulandı. Toplam nihai ürün üretimi 2023 seviyelerinde kalırken, 2025 yılında uzun ürün üretimi 2 milyon tonun üzerine çıktı, yassı ürün üretimi 805 bin ton olarak gerçekleşti. Çelik boru segmentinde de artış yaşanarak üretim 314 bin tona ulaştı.
Sektör üzerindeki maliyet ve ithalat baskısı devam ediyor
Çek Çelik Birliği Denetleme Kurulu Başkanı ve Třinecké železárny CEO’su Roman Heide, sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek, Avrupa genelinde ekonomik istikrarı zayıflatan dış faktörlerin çelik sektörünü derinden etkilediğini ifade etti. Heide, özellikle üçüncü ülkelerden gelen düşük fiyatlı ithalat, yüksek enerji maliyetleri ve emisyon izinlerindeki oynaklığın Avrupa üreticilerinin rekabet gücünü ciddi şekilde baskıladığını belirtti. Emisyon ticaret sisteminin öngörülemez yapısına da değinen Heide, maliyetlerin sürekli arttığını ve bunun rekabet gücünü daha da zayıflattığını vurguladı. Mevcut jeopolitik koşullar göz önüne alındığında sektörün görünümünün belirsizliğini koruduğunu da sözlerine ekledi.
Dış ticaret açığı büyüyor
Üretimdeki düşüş, dış ticaret dengesine de olumsuz yansıdı. Çek Cumhuriyeti’nin çelik dış ticaret dengesi son yıllarda belirgin şekilde bozulurken, yaklaşık 10 yıl önce 1,6 milyon ton seviyesinde olan açık, günümüzde 4 milyon tonun üzerine çıktı. 2025 yılında çelik ürünleri ithalatı yıllık bazda 900 bin ton artarak 7,5 milyon tona ulaştı ve toplam değeri 172 milyar Çek kronu olarak kaydedildi. Aynı dönemde ihracat daha sınırlı bir artış göstererek 3,4 milyon ton seviyesine çıktı ve ihracatın toplam değeri 96 milyar kron oldu.
Küresel üretimde düşüş, hindistan’da güçlü artış
Küresel ölçekte çelik üretiminde daralma yaşandı. 2025 yılında dünya ham çelik üretimi %2 düşüşle 1,803 milyar ton olarak gerçekleşti. Çin, üretiminde %4’lük gerilemeye rağmen 961 milyon tonluk hacimle liderliğini sürdürürken, küresel üretimin yaklaşık %53’ünü tek başına gerçekleştirdi. Buna karşın Hindistan’da üretim güçlü bir artış gösterdi. Dünyanın ikinci büyük üreticisi olan Hindistan, %10’un üzerinde büyüme ile 165 milyon ton üretim seviyesine ulaştı ve son 10 yılda üretimini neredeyse iki katına çıkardı. Ayrıca Vietnam, Suudi Arabistan ve Cezayir gibi gelişmekte olan ekonomilerde de üretim artışı dikkat çekti.
Avrupa Birliği genelinde üretim düşüş eğilimini sürdürdü. 2025 yılında AB’nin toplam çelik üretimi %2,6 azalarak 126,2 milyon ton oldu. Almanya, üretiminde %8,6’lık kayıp yaşamasına rağmen AB’nin en büyük çelik üreticisi konumunu korudu ve önde gelen üreticiler arasında en sert düşüşü yaşayan ülke oldu.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı