Çelik İhracatçılar Birliği (ÇİB) Başkan Yardımcısı Uğur Dalbaler, A Para televizyonuna Türk çelik sektörünü değerlendirdi. 2021 yılının 2. yarısında Türk çelik sektörünü nelerin beklediğini anlatan Dalbaler’in konuşmasını www.insaatnoktasi.com takipçileri için derledik.
“Üretimdeki artış şu an itibarıyla yüzde 20’nin üzerinde. Bu şu ana kadar yakaladığımız en iyi rakam. 2017’nin sonu itibarıyla 37,5 milyon tona kadar ulaşmıştı üretimimiz ama sonrasında 2018’de içeride ve dışarıda krizler yaşamıştık. Bu sene beklentimiz, üretimimizin 40 milyon tonlara yaklaşacağı yönünde. İhracat tarafında ilk 6 ayda miktarda yüzde 20’nin üzerinde artış sağlamışız, değerde ise 50’ye yakın bir artış sağlamışız.
Sonuç itibarıyla beklentimiz 23 milyon ton karşılığında 17 milyar dolar ihracat yapabileceğimiz yönünde. Tüketimde de yüzde 35’lere yakın bir artış var. Bu aslında sadece çelik tarafındaki olumlu havayı göstermiyor. Çelik, asıl imalat ve inşaatın temel girdisidir. Türkiye’de işlerin özellikle imalat sanayiinde iyi gittiğini gösteriyor.
ABD PAZARINI TEKRAR KAZANIYORUZ
Bu süreçte yeni pazarlara girildi mi?
Türkiye neredeyse her pazara girdi. Bugüne kadar her sene çelik ihracatında 100 ülkenin altına düşmüyoruz. Ama kalıcı olarak girmeye çalıştığımız yerler var. Son 20 yılda Çinliler’in rekabetinden dolayı Güneydoğu ve Uzakdoğu pazarlarını kaybetmiş idik ama son 2 senedir o piyasalarda daha etkin bir şekilde varız. Aynı şekilde güney Amerika ve Afrika pazarları da Çin ile rekabetin getirdiği sıkıntılardan dolayı biraz yavaşlamıştı. Orada tekrar canlanma var.
Asıl 2 tane önemli yer var ki kaybetmemiz gereken ama zorlandığımız o da Amerika ve Avrupa Topluluğu. O da malumunuz ABD’de ithalata yüzde 25 vergi getirilmesi ve 2019’da Türkiye’ye karşı ilave yaptırımların gündeme gelmesiyle piyasa neredeyse sıfıra inmişti. Şimdi onu tekrar geri kazanıyoruz. İlk 6 aya baktığımızda ilk 10 ülke arasına ABD girmiş durumda.
Şimdi Avrupa’da bir sıkıntımız var. Son 3 senedir koruma önlemi almışlardı. 1 Temmuz itibarıyla bu 3 yılın ardından bir 3 yıl daha uzatma kararı aldı. Ayrıca Türk ürünlerine damping soruşturmaları sonucu ilave vergiler koymaya başladılar. Bu da bizim Avrupa’ya ihracatımızı oldukça negatif etkilemekte. Biz neredeyse 25 senedir Avrupa Kömür Çelik Topluluğu çerçevesinde serbest ticaret yaptığımız düşünürken ilk 20 senede Avrupa’nın yararına çalışan bu sözleşme son 3 yıldır Türkiye’nin lehine dönünce Avrupa’nın takınmış olduğu hasmane tutum sonucu bence bu anlaşmaya çok ciddi bir darbe vurulmuştur. O sebeple Türkiye’nin mutlaka bu davranışa karşı bir karşılık vermesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı