Almanya tarafında inşaat demiri EXW bazında 580 €/ton seviyelerinde işlem görürken, CPT bazında fiyatlar 610 €/ton seviyesine kadar çıkmış durumda. Filmaşin fiyatları 590–600 €/ton CPT aralığında seyrediyor. Yassı ürünlerde ise levha fiyatları 710–720 €/ton EXW, HDG 740–760 €/ton EXW, CRC 730–735 €/ton EXW ve HRC 630–640 €/ton EXW seviyelerinden işlem görüyor.
İtalya cephesinde de benzer bir tablo söz konusu. İnşaat demiri 545–565 €/ton aralığında işlem görürken, IPN/IPE ürünleri 720–750 €/ton EXW seviyelerinde. Levha fiyatları 700–710 €/ton EXW, HDG 735–750 €/ton EXW, CRC 740–750 €/ton EXW ve CPT bazında 770–775 €/ton, HRC ise yaklaşık 630 €/ton seviyelerinde teklif ediliyor.
Bu fiyat artışlarının arka planında, ithalat tarafında görülen daralma ve CBAM kaynaklı maliyet baskısı net şekilde hissediliyor. Avrupa’ya gelen ithalat tekliflerine bakıldığında Çin menşeli slab için 520–535 USD/ton CFR, Endonezya slab için 525–540 USD/ton CFR, Hindistan menşeli HRC için 590–595 USD/ton CFR AB, Endonezya HRC için 460 EUR/ton CFR İtalya, Çin HRC için 520–540 USD/ton CIF Antwerp ve 520 USD/ton DDP Birleşik Krallık, Güneydoğu Asya slab için ise yaklaşık 515 USD/ton CIF İtalya seviyelerinin teklif edildiği belirtiliyor.
Bu fiyatların CBAM maliyetlerini içermediği belirtilirken, karbon yoğun üretim yapan ülkeler için söz konusu maliyetlerin eklenmesiyle birlikte ithalat fiyatlarının Avrupa iç piyasasıyla büyük ölçüde yakınlaştığı, bazı ürün gruplarında ise avantajını kaybettiği ifade ediliyor.
AB ile Hindistan arasında imzalanan ticaret anlaşması, siyasi açıdan olumlu bir adım olarak değerlendirilse de çelik sektörü için somut bir rahatlama getirmiyor. CBAM uygulaması devam ederken, Hindistan menşeli ürünlere herhangi bir muafiyet tanınmıyor. AB’nin açıkladığı 500 milyon euroluk destek paketi ise kısa vadeli maliyetleri düşürmekten ziyade uzun vadeli dönüşümü hedefliyor. Mercosur anlaşmasının ardından Brüksel’in yeni bir ticaret başarısına ihtiyaç duyduğu belirtilirken, Hindistan anlaşması bu boşluğu doldursa da sanayi açısından sektör açısından mevcut çerçevede bir değişiklik söz konusu değil.
Sonuç olarak Avrupa çelik piyasasında fiyatlar artık sadece arz-talep dengesiyle değil, karbon regülasyonlarıyla şekilleniyor. İthalat fiyatları kâğıt üzerinde cazip görünse bile, CBAM sonrası gerçek maliyetler dikkate alındığında yerli üreticilerin fiyatlarının giderek daha rekabetçi hale geldiği görülüyor. Önümüzdeki dönemde pazarı belirleyecek ana unsur ise fiyat değil, karbon ayak izi olacak.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı