Avrupa genelinde uzun mamul fiyatları, ülkelerin yerel dinamiklerine ve lojistik koşullarına göre farklı seviyelerde seyretmektedir. İnşaat demiri piyasasında İspanya 665–680 €/t CPT ile en yüksek fiyat seviyelerini görürken, Almanya’da piyasa 610–640 €/t CPT aralığında işlem görmektedir. İtalya 580–620 €/t EXW ile daha rekabetçi bir aralık sunarken, Polonya pazarı 585–600 €/t (2550–2600 PLN) CPT seviyeleriyle bölgedeki yerini korumaktadır. Filmaşin grubunda ise Polonya’nın 620–640 €/t CPT seviyesindeki fiyatları; Almanya ve İtalya’daki 600–610 €/t EXW bandındaki tekliflerin bir miktar üzerinde kalmaktadır.
Yassı ürünlerde ise Avrupa’nın iki ana üretim merkezi olan Almanya ve İtalya benzer bir fiyatlama politikası izlemektedir. Almanya çıkışlı HRC fiyatları 650–660 €/t EXW bandında yer alırken, İtalya tarafında teklifler 645–650 €/t EXW seviyelerinden verilmektedir. Katma değerli ürünlerde, Almanya’da HDG ve CRC fiyatları 755–770 €/t EXW aralığında yoğunlaşırken; İtalya’da bu ürünlerin üst sınırı 780 €/t seviyesine kadar çıkmaktadır. Levha piyasasında ise Almanya 730–750 €/t EXW seviyesiyle, İtalya’daki 720–730 €/t seviyelerine göre bir miktar daha yukarıda konumlanmaktadır.
Piyasa kaynakları, ay başında beklenen satış ivmesinin gerçekleşmediğini ve inşaat şirketleri ile distribütörler cephesinde faaliyetlerin zayıf kalmaya devam ettiğini belirtti. Buna karşın hurda tedarik zincirinin güçlü seyretmesi ve enerji maliyetlerindeki yüksek seviye, üreticilerin fiyat indirimine karşı direncini artırıyor. Alıcı tarafı, mevcut durgun talep ortamında fiyat artışlarının genellikle kısa ömürlü olduğunu belirtse de, üretim maliyetlerindeki kalıcı yükseliş üreticileri kademeli fiyat ayarlamalarına zorluyor. Eurofer’in Antwerp’teki sektörel buluşması kapsamında konuşan ArcelorMittal Europe CEO’su Geert Van Poelvoorde ile Arvedi Group CEO’su Mario Arvedi Caldonazzo, yüksek elektrik fiyatlarının üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çektiğini ve bunun Avrupa çelik sektörünün rekabet gücünü sınırlayan başlıca unsur haline geldiğini vurguladı.
Bazı üreticiler, maliyet baskısına rağmen ayın ikinci yarısında sınırlı geri çekilmeleri kabul edebileceklerini ifade etse de genel eğilim aşağı yönlü bir düzeltmeden çok maliyet odaklı yukarı yönlü eğilimin korunması şeklinde yorumlanıyor. Uzun ürünlerde son haftalarda açıklanan zamların büyük sıçramalar yaratmaması, piyasanın talep temelli değil maliyet temelli fiyatlandığını ortaya koyuyor. Öte yandan, yılın ikinci yarısında koruma önlemleri kapsamındaki kotaların %50 oranında azalacağı yönündeki beklentiler, Avrupalı üreticilerin iç pazardaki paylarını artırma stratejilerini desteklemektedir. İthalat kanalındaki olası daralmanın, yerli üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını olumlu etkileyeceği öngörülmektedir.
Genel tablo, talebin zayıf ancak stabil kaldığı; buna karşılık hurda ve enerji maliyetlerinin üretim taban fiyatını yukarı çektiği bir piyasa yapısına işaret ediyor. İthalat teklifleri piyasada yer almaya devam etse de, kotaların yılın ikinci yarısında gerilemesiyle Avrupalı üreticilerin iç pazara yönelerek satış hacimlerini artırmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu nedenle kısa vadede sert fiyat artışları beklenmese de, maliyet enflasyonu ve rekabet kaynaklı yukarı yönlü fiyat eğiliminin korunması bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı