Bölgesel çelik piyasasında arz güvenliğine dair endişeler alım isteğini bir miktar artırsa da, gerçek işlem hacimleri henüz beklenen eşiği aşmamıştır. Bu piyasa yapısının temelinde, sipariş defterleri doluluğunu koruyan üreticilerin “tok satıcı” pozisyonunu sürdürerek satış hacmi için fiyat tavizi vermemesi yatmaktadır.
Avrupa’daki üreticiler Mayıs ayı kontenjanlarını büyük ölçüde kapatarak şimdiden Haziran ayı tekliflerine başlamıştır. HRC pazarında iç piyasa dinamikleri, fiyatların daha da yükseleceği beklentisiyle şekillenen temkinli bir hareketlilik sergilemektedir. Almanya ve İtalya’da HRC 690–710 €/t (EXW) bandında işlem görürken, İngiltere pazarında 575–590 GBP/t (DDP West Midlands) seviyeleri bildirilmektedir.
Türkiye ve Hindistan HRC için DDP bazında ithalat tekliflerinin 640–680 €/t seviyelerinde olduğu belirtilmiştir. Söz konusu ithalatların, Temmuz ayında beklenen %50’lik kota düşüşüne yetişememe endişesi nedeniyle alıcıların iç piyasaya daha fazla yönelmesine yol açtığı ifade edilmektedir.
İthal CRC’ye yönelik talep, Hindistan, Japonya, Türkiye, Vietnam ve Tayvan menşeli ürünlere ilişkin yürütülen anti-damping soruşturmasının sonuçlarına dair belirsizlik nedeniyle zayıf ve temkinli seyretmiştir. Yerli HDG fiyatlarında ise 840–860 €/t seviyesine ulaşılmasının hedeflendiği bildirilmektedir.
İnşaat demiri piyasasında, Avrupa genelinde artan enerji, yakıt ve navlun maliyetleri fiyatları yukarı yönlü zorlayan temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bu maliyet artışlarına ek olarak ithalat rekabetinin zayıflaması, yerel üreticilerin elini güçlendirmektedir. Ayrıca ArcelorMittal Europe, filmaşin fiyatlarında +120 €/t, inşaat demiri fiyatlarında ise +70 €/t artış açıkladığını duyurmuştur.
Bölgesel bazda bakıldığında Balkanlar’da; Arnavutluk 510 €/t (EXW) ile en rekabetçi seviyede yer alırken, Makedonya 550 €/t, Kosova ve Sırbistan ise 560 €/t (EXW) seviyelerinden işlem görmektedir.
Almanya’da inşaat demiri fiyatları teslimat şartlarına göre 600–650 €/t aralığında değişirken, Fransa ve Avusturya’da 600 €/t (EXW) bandından başlayarak CPT teslimlerde 650 €/t seviyelerine kadar ulaşmaktadır. Polonya’da inşaat demiri 615–625 €/t (CPT), filmaşin ise 645–660 €/t (CPT) aralığında seyretmektedir. Özellikle İspanya, güçlü ekonomik görünümü ve inşaat faaliyetlerine izin veren elverişli hava koşulları sayesinde 650–690 €/t bandındaki fiyatlarına rağmen bölgedeki en canlı talebe sahip pazar olarak dikkat çekmektedir. İtalya piyasası ise 590–620 €/t (EXW) aralığında denge arayışını sürdürmektedir.
İthalat tarafında rulo sac tekliflerinin sayısı, artan navlun ve diğer maliyetler ile lojistik sorunlar nedeniyle sınırlı kalmıştır. Daha önce Süveyş Kanalı üzerinden sevk edilen Asya tedarikçileri artık Ümit Burnu rotasını kullanmak zorunda kalmaktadır. Bu durum daha yüksek navlun maliyeti ve daha uzun teslim süreleri anlamına gelmektedir. Nitekim ilk gemilerin alternatif rotayı kullanmaya başladığı bildirilmektedir.
Uzak Doğu’dan Avrupa’ya yapılan satışlara ilişkin değerlendirmelerde, Avrupa pazarındaki satışların genel olarak önceki seviyelerde devam ettiği; bununla birlikte bazı müşterilerin navlun maliyetlerinin düşmesini bekledikleri için sipariş vermekte isteksiz davrandıkları belirtilmektedir. Mevcut durumda yeni siparişlerde %30 ön ödeme alındığı ve kalan tutarın malların tesliminden sonra ödendiği iletilmiştir. Bu uygulamanın hem müşteriler hem de tedarikçiler açısından daha dengeli ve güvenli bir yapı sunduğu ifade edilmektedir.
Öte yandan Hindistan’dan bir üretici, Orta Doğu ve Avrupa’daki müşterileriyle mutabakata varıldığını ve sevkiyat ile kargoların büyük bir kısmının geçici olarak durdurulduğunu bildirmiştir. Durumun yakından takip edildiği ve tedarikin sürdürülebilmesi amacıyla alternatif güzergâhların değerlendirildiği belirtilmektedir.
Avrupa iç piyasa çelik fiyatlarının yükselme eğiliminde olması nedeniyle müşterilerin, fiyatların ilerleyen dönemde daha da artabileceği beklentisiyle hareket ettiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle uzun vadeli müşterilerin siparişlerini olağan şekilde vermeye devam ettiği; ancak bazı alıcıların navlun maliyetlerinde düşüş yaşanana kadar satın alma yapmayı veya ürünlerini teslim almayı ertelemeyi tercih ettikleri ifade edilmektedir.
Genel tablo değerlendirildiğinde, Avrupa çelik piyasasında Mart ortasından itibaren güçlenen temkinli yukarı yönlü eğilim korunmaktadır. Arz tarafındaki kısıtlar, kota ve ticaret önlemleri ile artan maliyet baskıları fiyatların desteklenmesini sağlarken, talep tarafında işlem hacimlerinin henüz tam olarak canlanmaması dengeli ancak sıkışık bir piyasa yapısına işaret etmektedir. İthalat kanallarındaki belirsizlikler, uzayan lojistik süreleri ve navlun maliyetlerindeki artış da yerli üreticilerin fiyatlama gücünü artırmaktadır. Önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinin, maliyet gelişmeleri, kota kullanım oranları ve soruşturma süreçlerinin seyrine bağlı olarak şekillenmesi beklenmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı