Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, 1,3 milyar euroluk bu yatırım, ArcelorMittal’in Fransa’daki çelik üretimini karbonsuzlaştırma sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
ArcelorMittal, yatırım kararının açıklandığı gün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Dunkirk tesisinde ağırladı. Ziyarete Ekonomi, Maliye ve Sanayi, Enerji ve Dijital Egemenlik Bakanı Roland Lescure ile Sanayi Bakan Vekili Sébastien Martin de eşlik etti. Cumhurbaşkanı Macron, ArcelorMittal Avrupa – Düz Ürünler CEO’su Reiner Blaschek, Hükümet İlişkileri ve Çevre Başkanı Anne van Ysendyck, ArcelorMittal Fransa Başkanı Alain Le Grix de la Salle ve ArcelorMittal Fransa CEO’su Bruno Ribo tarafından karşılandı.
Yıllık 2 milyon ton kapasiteli elektrik ark ocağının 2029 yılında devreye alınması planlanıyor. Tesisin, hurda, HBI/DRI ve sıcak metal karışımı kullanarak, yüksek fırınlara kıyasla yaklaşık üç kat daha düşük CO₂ emisyonuyla üretim yapacağı belirtildi. Elektrik ark ocağında ton başına CO₂ emisyonunun yaklaşık 0,6 ton seviyesinde olması öngörülüyor. Yatırımın finansmanının, enerji tasarrufu ve emisyon azaltımını teşvik eden Enerji Verimliliği Sertifikaları (CEE) mekanizmasıyla destekleneceği, bu desteğin toplam yatırım tutarının yaklaşık %50’sine karşılık geleceği ifade edildi.
Şirket, son dönemde Avrupa Birliği düzeyinde kaydedilen politika gelişmelerinin yatırım kararında belirleyici rol oynadığını vurguladı. Avrupa Komisyonu’nun, Tarife Oranı Kotası mekanizması yoluyla haksız ithalatı sınırlamaya ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı reforme etmeye yönelik önerilerinin, Avrupa çelik sanayisi için daha öngörülebilir bir ortam yarattığı belirtildi. ArcelorMittal, bu düzenlemelerin tam ve etkin şekilde uygulanmasının, Avrupa çelik pazarında adil rekabet koşullarının yeniden tesis edilmesi açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.
Bir diğer önemli unsurun ise EDF ile imzalanan uzun vadeli elektrik tedarik anlaşması olduğu vurgulandı. Düşük karbonlu ve rekabetçi elektrik arzının güvence altına alınmasının, ArcelorMittal Fransa’nın enerji stratejisinde temel bir adım olduğu ifade edildi. Şirket, söz konusu üç gelişmenin bir araya gelmesinin Dunkirk yatırımına onay verme konusunda güven sağladığını açıkladı.
ArcelorMittal CEO’su Aditya Mittal, Dunkirk’te başlatılan 1,3 milyar euroluk yatırımın, grubun Fransa’ya yönelik uzun vadeli taahhüdünü açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Mittal, Avrupa çelik sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukları erken aşamada fark eden Cumhurbaşkanı Macron’a ve Fransız hükümetine teşekkür ederek, piyasa koruma mekanizmalarında yapılan değişikliklerin yalnızca Dunkirk değil, Avrupa’daki tüm çelik sanayisi için olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.
ArcelorMittal Avrupa CEO’su Geert van Poelvoorde ise, Dunkirk’te elektrik ark ocağı kurma kararının, projenin başarıya ulaşması için gerekli koşulların artık mevcut olması sayesinde alınabildiğini söyledi. Van Poelvoorde, yeni tarife kotası düzenlemeleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın Avrupa üreticileri için daha adil bir rekabet ortamı oluşturduğunu, Fransa’da hükümet ve kamu otoritelerinin desteğinin bu süreçte hayati önem taşıdığını vurguladı.
ArcelorMittal Avrupa Yassı Ürünler CEO’su Reiner Blaschek de Dunkirk’te başlatılan bu yatırımın şirket için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, açıklanan önlemlerin etkin biçimde uygulanmasının projenin başarısı açısından kritik olduğunu ifade etti. Blaschek, ArcelorMittal’in Avrupa Birliği’nin merkezinde çelik üretiminin uzun vadeli geleceğini güvence altına almak amacıyla operasyonlarını dönüştürmeye devam ettiğini kaydetti.
Öte yandan ArcelorMittal, Dunkirk yakınlarındaki Mardyck tesisinde de bu çeyrek içinde yeni bir elektrikli çelik üretim ünitesini devreye almaya hazırlanıyor. Yaklaşık 500 milyon avroluk yatırımla hayata geçirilen ve en son teknolojilerle donatılan bu tesisin, karbonsuzlaştırma yatırımları hariç tutulduğunda, grubun son 10 yılda Avrupa’da gerçekleştirdiği en büyük yatırım olduğu belirtiliyor. Bu yatırımla ArcelorMittal, endüstriyel ve otomotiv sektörlerinde elektrifikasyonu destekleyecek ürün portföyünü Avrupa genelinde genişletmeyi hedefliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı