AISI Başkanı ve CEO'su Kevin Dempsey, küresel çelik sektöründeki fazla kapasitenin bir kurgu olmadığını, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) verileriyle defalarca ortaya konulduğunu belirtti.
Dempsey, OECD'nin son analizine göre küresel çelik üretim fazlası kapasitesinin 2025 yılındaki 640 milyon tondan 2028 yılına kadar 745 milyon tona yükseleceğinin öngörüldüğünü ifade ederek, bu durumun Amerikan çelik sanayisi açısından ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini söyledi.
"Çin küresel fazla kapasitenin başlıca kaynaklarından biri"
AISI'ye göre Çin, küresel çelik sektöründeki fazla kapasitenin başlıca kaynaklarından biri konumunda bulunurken, diğer bazı ülkeler de bu soruna katkı sağlıyor. Açıklamada, Çin'in 2025 yılındaki çelik üretim kapasitesinin küresel toplam kapasitenin yaklaşık yarısını oluşturduğu ve Brezilya, Kanada, Avrupa Birliği, Meksika, Japonya ile ABD'nin toplam çelik üretim kapasitesinin iki katından fazla olduğu vurgulandı.
Ayrıca Çin'de iç çelik talebinin uzun yıllardır gerilemesine rağmen, 2025 yılında çelik ihracatının hızlanarak 131 milyon tona ulaştığına dikkat çekildi. Bu miktarın, Kuzey Amerika'nın toplam çelik tüketimine yaklaşık eşit olduğu belirtildi.
OECD: Çinli üreticilerin sübvansiyonları dünya ortalamasının 15 katı
Dempsey, Çin'in yoğun şekilde sübvanse edilen çelik sektöründe oluşan fazla kapasitenin, iç talebin artırılmasıyla giderilemeyeceğini savundu. OECD verilerine atıfta bulunan AISI, Çinli çelik üreticilerinin 2024 yılında varlık büyüklüklerine oranla dünyanın geri kalanındaki çelik üreticilerine kıyasla 15 kat daha fazla devlet desteği aldığını bildirdi.
Açıklamada, Çin'in çelik sektörüne sağladığı sübvansiyon oranının 2019'dan bu yana yaklaşık iki katına çıkmasının, hem üretim fazlasını hem de çelik ihracatındaki hızlı artışı teşvik ettiği ifade edildi.
"Sorunun temelinde devlet müdahalesi var"
AISI, Çin çelik sektöründeki temel sorunun yoğun devlet müdahalesi olduğunu belirterek, bunun sübvansiyonlar ile piyasa dışı politika ve uygulamaların temel nedeni olduğunu ileri sürdü. Dempsey, Çin Ticaret Bakanlığı'nın raporunda beş yıllık kalkınma planları ve sektöre yön veren devlet talimatlarına sıkça yer verilmesinin, piyasa mekanizmasına alan bırakmadığını gösterdiğini söyledi.
AISI'ye göre Çin'in çelik politikaları, ABD başta olmak üzere piyasa ekonomisiyle faaliyet gösteren ülkelerin çelik sektörlerinin rekabet gücünü zayıflatmayı amaçlıyor.
AISI'den 232 ve 301. Madde vurgusu
AISI, ABD'nin ticaret yasalarının güçlü şekilde uygulanmasını desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, Başkan Donald Trump döneminde yürürlüğe giren 232. Madde kapsamındaki çelik tarifelerinin sektörde yatırımları teşvik ettiğini ve Amerikan çelik üreticileri için daha rekabetçi bir ortam oluşturduğunu ifade etti.
Enstitü, söz konusu tarifelerin ABD'nin savunma sanayisi ile ekonomisi açısından kritik öneme sahip çelik sektörünün sürdürülebilirliğini desteklediğini belirtti. Ayrıca AISI, ABD yönetimiyle birlikte 1974 Ticaret Yasası'nın 301. Maddesi kapsamında Çin ve diğer ülkelerdeki yapısal fazla kapasite sorununa yönelik ilave adımlar atılması için yakın iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğini açıkladı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı