ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarife kararının ardından bazı üreticiler, fiyat listelerinde ton başına 100 dolara kadar artış yaptı. Özellikle inşaat demiri fiyatları, ülke genelinde ton başına 760-870 dolar aralığında işlem görürken, filmaşin fiyatlarının 800 doları bulduğu belirtiliyor.
Tarife Artışı ve Rekabetin Yeniden Şekillenmesi
Tarife artışının ardından, ABD’ye çelik ihraç eden ülkeler arasında rekabet yeniden şekilleniyor. Türk ve Avrupa menşeli üreticiler, %50 oranındaki tarifeye rağmen bu pazarda kalabilmek adına ürünlerini sübvanse etmeye devam ediyor. Bu tarifeler, ihracatçılar tarafından değil, ABD’ye ithalat yapan şirketler tarafından ödeniyor. Yani uluslararası bir mahkeme tarifeleri haksız bulsa bile, herhangi bir ülkenin geri ödeme alması söz konusu olmuyor.
Öte yandan, Çin ve Rusya menşeli çeliğin Kanada ve Meksika üzerinden dolaylı yollarla ABD’ye giriş yaptığına dair örnekler geçmişte yaşanmıştı. Benzer bir yöntemin, ABD ile yakın ticari ilişkileri olan Türk üreticiler tarafından da değerlendirileceği tahmin ediliyor.
Yurt İçi Talep Artışı ve Uluslararası Piyasadaki Denge Beklentisi
ABD’nin farklı bölgelerinde çelik ürünlerinin fiyatları artış eğiliminde görünüyor. Sıcak haddelenmiş rulo (HRC) fiyatı Houston teslim bazında 740 dolara yükselirken, galvanizli sac 1,200 doların üzerine çıkmış durumda. İnşaat demiri, ülkenin güneydoğusunda fabrika çıkış fiyatlarıyla 770 dolar seviyelerine kadar geriledi. Pik demir ise New Orleans limanında 426 dolara kadar düşüş gösterdi.
Latin Amerika menşeli yarı mamul ürünlerde ise karışık bir tablo görülüyor. Kütük fiyatlarında 5 dolarlık bir düşüş yaşanırken, filmaşin fiyatlarında hafif bir artış gözlemlendi. Bu durum, bölgenin ABD’ye yönelik ihracat stratejilerinde yeni değişikliklere işaret ediyor.
Yurt içinde ise fiyatlar beklendiği gibi yükseliyor. Bazı yerli fabrikaların, artan talep seviyelerini şimdiden görmeye başladığı söyleniyor. Buna karşın, uluslararası piyasada bir dengeleme bekleniyor. ABD’nin doğu kıyısı ve Kanada’daki ihracatçılar, demiryolları altyapısının yetersizliği sebebiyle hurda ihracatında oluşan tonajı, yurt içinde hareket ettirmekte zorlanıyor. Türk piyasasının, uluslararası çelik piyasaları iyileşmediği sürece yatay seyredeceği ya da düşüş eğiliminde kalacağı düşünülüyor; ancak yakın vadede böyle bir iyileşme beklenmiyor. ABD tedarikçileri ise fiyatları biraz daha yukarı çekmeyi amaçlıyorlar.
SteelRadar’a konuşan uzmanlar, ABD’nin yerli üretim kapasitesini artırmaya devam etmesi halinde, uzun vadede ABD’den yapılan ihracat potansiyelinin de artabileceğini belirtiyor. Ancak kısa vadede Türk çeliği için ABD pazarına erişim zorlaşabilir; zira üreticilerin hem sübvansiyon baskısıyla hem de yeniden şekillenen fiyatlandırma dinamikleriyle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı