Euronews’in ulaştığı bir mektuba göre Komisyon, Çin ve ABD ile artan küresel rekabet karşısında zorlanan Avrupa sanayisini yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Çağrı, AB yürütme organının Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nı (Industrial Accelerator Act-IAA) açıklamasına kısa bir süre kala yapıldı. Yasa ile enerji yoğun sektörlerin karbonsuzlaşmasının hızlandırılması ve aynı zamanda Avrupa’daki üretimin rekabet gücünün korunması amaçlanıyor. AB, 2024 yılında kabul ettiği benzer bir düzenleme ile 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda yerli temiz teknoloji üretimine öncelik vermişti.
Mektupta, Fransa’nın Avrupa Komisyonu’ndaki Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, gümrük vergileri, sübvansiyonlar, ihracat kısıtlamaları ve haksız rekabetin güç temelli ekonomik ilişkileri geri getirdiğini belirterek, Avrupa’nın iddialı ve pragmatik bir sanayi politikası geliştirmemesi halinde sanayi tabanının ve ekonomik egemenliğinin aşınacağı uyarısında bulundu.
Analistler, IAA’nın çimento ve çelik gibi geleneksel olarak enerji yoğun sektörlerin yanı sıra net sıfır teknolojilerinin de düşük talep ve sert küresel rekabetle karşı karşıya olduğu bir dönemde AB’nin sanayi rekabetçiliğini güçlendirebileceğini belirtiyor. Buna karşılık eleştirmenler, düzenlemenin Fransa ve Almanya gibi güçlü sanayi altyapılarına sahip ülkeler lehine sonuçlar doğurarak AB tek pazarı içindeki rekabeti zayıflatabileceği görüşünü dile getiriyor.
Komisyonun mektubunda, Avrupa kamu kaynaklarının kullanılması halinde bunun Avrupa’daki üretime katkı sağlaması gerektiği vurgulanırken, kıtanın “pasif bir pazar” değil, “bir sanayi gücü” olarak kalmasının hedeflendiği ifade ediliyor. Çekya, Estonya, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Malta, Portekiz, İsveç ve Slovakya’nın da aralarında bulunduğu dokuz ülke, Aralık ayında Komisyon’u uyararak söz konusu yasanın etkin rekabet, fiyat ve kalite üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğini bildirmişti. Polonya ve Hollanda ise düzenleme öncesinde kapsamlı bir etki analizi yapılmasını talep ediyor.
Bir AB diplomatı, ürün kriterleri, teşvikler ve izin süreçlerine ilişkin siyasi müzakerelerin sürdüğünü, finansman konusunun ise henüz netleşmediğini aktardı. Komisyonun, sanayiye destek için çok yıllı AB bütçesi ve Rekabetçilik Fonu’nu kullanmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Yeni yasa kapsamında üretilecek Avrupa menşeli ürünlerin oranına ilişkin kesin bir rakam açıklanmazken, yüzde 60 ile 80 arasında oranlar tartışılıyor. AB içinde üretim yapan Avrupa dışı şirketlerin ürünlerinin de “Avrupa’da Üretildi” kapsamına girebileceği ifade ediliyor.
Komisyon, sürdürülebilir ve düşük karbonlu sanayi ürünlerine talebi artırmak amacıyla yeşil çelik ve hidrojen gibi ürünler için “öncü pazarlar” oluşturmayı planlıyor. Devlet yardımları alanında ise üye ülkelerin karbonsuzlaşma projelerine sağladıkları finansman için Komisyon’a bildirim yükümlülüğünün gevşetilmesi gündemde.
Avrupalı sanayi temsilcileri, Çin ile 2025 yılında kaydedilen 350 milyar avroluk rekor ticaret açığını hatırlatarak Komisyon’un girişimine destek veriyor. Sanayi çevreleri, Çin’in “Made in China” ve ABD’nin “Buy American” politikalarına benzer bir yaklaşımın Avrupa’da da uygulanması gerektiğini savunuyor ve artması beklenen üretim için açık artırmalar, doğrudan devlet yardımları ve benzeri finansal destek mekanizmaları talep ediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı