Bu dönemde ihracat miktar bazında %10,6 gerilerken, kilogram başına ortalama ihracat fiyatında yaşanan %16,9 artış değer bazında yükselişi sağladı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı ise bir önceki 12 aya göre %2,6 artışla 28,9 milyar dolara ulaştı.
Almanya ve ABD en büyük pazarlar
Ocak-şubat döneminde en yüksek ihracat 561 milyon dolarla Almanya’ya yapılırken, ABD’ye ihracat %57,6 artışla 370 milyon dolara yükseldi. Üçüncü sırada İtalya yer alırken, ihracat %16,4 artarak 100 milyon doların üzerine çıktı. Rusya ve Irak’a yapılan ihracat ise sırasıyla %32 ve %44 düştü.
Alt sektörlerde en yüksek ihracat 439 milyon dolarla “içten yanmalı motor ve aksamları” alanında gerçekleşti. Bu alanı 291 milyon dolarla “inşaat ve madencilik makineleri” ve 249 milyon dolarla “pompa ve kompresörler” izledi. Oransal olarak en yüksek artış ise %40,7 ile “türbin, turbojet ve hidrolik sistemler” sektöründe görüldü.
Enerji şokları makine talebini tamamen daraltacak bir faktör değil
MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bunun enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve yatırım iştahına etkilerini değerlendirdi. Karavelioğlu, enerji ve lojistik maliyetlerindeki belirsizliklerin yatırım planlarını doğrudan etkilediğini belirtirken, artan belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın Avrupa ekonomisine stagflasyonist etkilerinin olabileceğine dair değerlendirmelere dikkat çekti.
Karavelioğlu, buna rağmen enerji verimliliği, endüstriyel otomasyon ve proses modernizasyonu alanlarına talebin hız kesmediğini, AB’nin devreye aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının sürdürülebilir üretim teknolojilerine dönüşümü hızlandırdığını vurguladı. Karavelioğlu, enerji şoklarının makine talebini daraltmak yerine, yeni teknolojilere talebi artıracak bir fırsat olarak görüldüğünü söyledi.
Savunma sanayisi makine sektörüne talebi artırıyor
Jeopolitik gerilimlerin savunma sanayisi yatırımlarını hızla artıracağını belirten Karavelioğlu, Avrupa ülkelerinin son yıllarda savunma alanındaki ithalatının makine sektörü için güçlü bir talep kanalı oluşturduğunu ifade etti. Savunma sanayisinin üretiminde kullanılan makineler, malzemeler ve mühendislik ekosisteminin yenilenmesinin sektörde çarpan etkisi yarattığını söyledi. Karavelioğlu, Avrupa’nın güvenlik harcamalarını artırmasının makine imalatçılarının savunma ana sanayisine kaymasına ve sanayi altyapısının modernizasyonuna yol açtığını belirtti.
Küresel rekabette kritik dönem
Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği sayesinde “Made in EU” yaklaşımının doğal bir parçası olarak görülmesinin avantaj sağladığını dile getiren Karavelioğlu, AB ile üretim entegrasyonunu korumanın önemine işaret etti. AR-GE ve yüksek katma değerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin küresel rekabette konumu sağlamlaştırmak açısından kritik olduğunu vurguladı.
Karavelioğlu, Çin’in tek yönlü ticaretiyle pazarı domine etmesinin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, ocakta yıllıklandırılmış makine ithalatının 46,5 milyar dolara yükseldiğini kaydetti. İlave gümrük vergilerinin uygulanmasının kaçınılmaz göründüğünü ifade etti.
Kaynak:AA
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı