13.744,64 TRY BIST 100 BIST 100
53,21 EUR EUR EUR
46,33 USD USD USD
6,89 CNY CNY CNY
0,13 CNY CNY/EUR CNY/EUR
43,69 TRY Faiz Faiz
93,67 USD Petrol(brent) Petrol(brent)
6,21 USD Bakır(lb) Bakır(lb)
94,66 USD Gümüş(ons) Gümüş(ons)
99,41 USD (CME) 62% Fe (CME) 62% Fe
400,00 USD Gemi Söküm Gemi Söküm
6.089,00 TRY Altın(gr) Altın(gr)
99,00 USD Demir Cevheri 61% Fe Demir Cevheri 61% Fe

EUROFER: Avrupa çelik sektörü yüksek maliyetler ve ithalat baskısıyla karşı karşıya

EUROFER, Paris Antlaşması’nın imzalanmasından 75 yıl sonra Avrupa’nın yeni bir endüstriyel hesaplaşmayla karşı karşıya olduğu belirtti.

EUROFER: Avrupa çelik sektörü yüksek maliyetler ve ithalat baskısıyla karşı karşıya

Avrupa Çelik Birliği (EUROFER) tarafından yapılan değerlendirmede, savaşın gölgesinde altı Avrupa ülkesinin 1951 yılında Paris Antlaşması’nı imzalayarak kömür ve çelik için ortak bir pazar oluşturduğu hatırlatıldı. Açıklamada, dönemin kurucu yaklaşımının çelik sektörünün yalnızca piyasalara bırakılamayacak kadar stratejik olduğu ve Avrupa’nın toparlanması, güvenliği ve geleceği açısından temel rol oynadığı vurgulandı.

Aradan geçen 75 yılın ardından bu dersin yeniden güçlü biçimde geri döndüğü ifade edilirken, Avrupa’nın bugün hem iklim nötrlüğüne geçişi yönetmek hem de giderek parçalı ve korumacı hale gelen küresel ekonomide rekabet gücünü korumak gibi ikili bir zorlukla karşı karşıya olduğu belirtildi.

Dünyanın birçok bölgesinde sanayi politikalarının yeniden ekonomik stratejinin merkezine yerleştiği, hükümetlerin tedarik zincirlerini güvence altına almak, stratejik sektörleri korumak ve yerli sanayi yatırımlarını hızlandırmak için daha fazla müdahalede bulunduğu ifade edildi. Ticaret savunma önlemlerinin arttığı, ekonomik açıklığın ise jeopolitik rekabetle birlikte değerlendirildiği kaydedildi.

EUROFER değerlendirmesinde, hiçbir sektörün risklerin büyüklüğünü çelik sektörü kadar açık şekilde göstermediği vurgulandı. Çeliğin Avrupa’da altyapı, savunma, ulaşım, otomotiv ve temiz enerji teknolojilerinin temel girdisi olduğu belirtilerek, çelik olmadan iklim nötrlüğüne ulaşmanın mümkün olmadığı ifade edildi. Rüzgar türbinleri, elektrik şebekeleri, demiryolları ve elektrikli araçların tamamının çeliğe bağımlı olduğu hatırlatıldı.

Buna karşın Avrupa çelik sektörünün uzun süredir ciddi yapısal baskılarla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Küresel çelik üretim fazlasının 650 milyon tonu aştığı, Avrupa Birliği’ne yapılan çelik ithalatının 2025 yılında tarihi yüksek seviyelere ulaştığı ve ithalatın AB’nin görünür çelik tüketiminin üçte birine kadar çıktığı belirtildi. Aynı dönemde ABD’nin Avrupa çelik ihracatına %50 oranında gümrük vergisi uyguladığı ve ticaretin giderek jeopolitik bir araç haline geldiği kaydedildi.

Açıklamada, Avrupalı üreticilerin açık ve dengeli olmayan bir piyasada rekabet ettiği vurgulandı. Diğer büyük ekonomilerin sanayilerini koruyup sübvanse ederken Avrupa çelik üreticilerinin yüksek enerji maliyetleriyle karşı karşıya kaldığı, aynı zamanda en iddialı karbonsuzlaşma dönüşümlerinden birini gerçekleştirmeye çalıştığı ifade edildi. Elektrifikasyon ve düşük karbonlu teknolojilere milyarlarca euroluk yatırım yapıldığı ancak üreticilerin daha düşük standartlarda üretilen ithal ürünlerle rekabet etmek zorunda kaldığı belirtildi.

EUROFER, Avrupa’nın en stratejik sektörlerinden birinin gerilemesine izin veremeyeceğini ifade ederek Avrupa Komisyonu’nun Çelik ve Metaller Eylem Planı’nı memnuniyetle karşıladı. Ticaret önlemlerinin güçlendirilmesi, karbon sınır düzenleme mekanizması (CBAM) uygulamaları ve hurda tedarik zincirlerine verilen önemin Avrupa’nın sanayi yaklaşımında önemli bir değişimi yansıttığı belirtildi.

Bu önlemlerin Avrupa çelik üretimini destekleyebileceği ve sanayi istihdamını koruyabileceği ifade edilirken, temel hedefin Avrupa pazarını kapatmak değil, sanayi tabanını koruyarak karbonsuzlaşmayı Avrupa içinde ekonomik olarak mümkün kılmak olduğu vurgulandı.

Ancak alınan önlemlerin artık pratik sonuçlar üretmesi gerektiği belirtilen açıklamada, CBAM’in çelikte etkili olurken alt kademe ürünlerde risklerin sürmesi halinde karbon kaçağının değer zincirinin daha aşağı seviyelerine kayabileceği uyarısı yapıldı. Aynı zamanda hurda ihracatının kontrolsüz artması halinde Avrupa’nın döngüsel üretim için gerekli hammaddeleri kaybedebileceği ifade edildi.

EUROFER, Avrupa’nın enerji maliyetlerini acilen ele alması ve düşük karbonlu çelik için güçlü bir iç pazar oluşturması gerektiğini belirtti. Sanayinin temiz üretim teknolojilerine yatırım yapmasının beklendiği ancak bunun için yatırım yapılabilir pazar koşullarının da sağlanması gerektiği ifade edildi.

Açıklama, “Avrupa, sanayinin güvenle yatırım yapmasına, yenilik geliştirmesine ve karbondan arınmasına olanak sağlayacak koşulları yaratmalıdır; aksi takdirde refahının üzerine kurulduğu endüstriyel temelleri kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır” ifadesiyle sona erdi. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Bu içeriğe sadece +plus aboneler erişebilir.

Piyasalara dair düşüncelerinizi paylaşmak ve daha fazla yoruma ulaşmak için hemen ABONE OLUN!
ABONE OLUN Zaten bir hesabınız varsa Oturum Açın

En çok okunan haberler

SMS group, Winjoy’un haddehanesini ileri teknoloji bakır şerit üretim tesisine dönüştürecek

19 Haziran 2026 Cuma

MENA ve Afrika çelik piyasalarında lojistik baskısı ve arz belirsizliği fiyatları şekillendiriyor

18 Haziran 2026 Perşembe

Türk çelik sektörü New York’ta küresel gündemi değerlendirdi

19 Haziran 2026 Cuma

Afrika ham çelik üretimi nisan ayında 2,1 milyon ton seviyesine yükseldi

18 Haziran 2026 Perşembe

Uzak Doğu demir cevheri piyasasında Çin ve Güney Kore öncülüğünde fiyat düşüşü

18 Haziran 2026 Perşembe
İzleme Listesi
Genişlet
İzleme listeniz boş

Favori emtialarınızı hızlı erişim için ekleyin ve son fiyat değişim haberlerini kaçırmayın.


Takip ettiğiniz haber kategorisi bulunmuyor
Bildirim Tercihlerini Düzenle
E-Bülten Aboneliği
En güncel haberleri ve günlük demir fiyatlarını e-posta ve sms olarak almak için kayıt olun.
Şimdi Plus Abonesi Olun!
3 gün ücretsiz deneyin!
Şimdi Abone Olun
Tarafsız Fiyatlar
Haberdar Olun
İl Demir Fiyatları
Yorumlar ve Analizler
Şimdi Abone Olun