DerinYeşil Mimarlık ve Danışmanlık'ın HOK ile birlikte çalıştığı Point Bornova Konut ve Alışveriş Merkezi, 52 bin metrekare kiralanabilir alanı olan alışveriş ve eğlence caddeleri, bu caddeler üzerinde konumlanan 37 katlı konut kulesi ve toplam 260 bin metrekare kapalı alanı ile İzmir'in en büyük karma kullanım projesi olarak öne çıkıyor.
Ege Denizi'nin Batı Anadolu Dağları'yla kesişiminde bulunan tarihi liman şehri İzmir'de tasarlanan proje; şehrin denizi, doğası ve yaşama kültüründen ilham alıyor. Kent sakinlerinin yüzyıllardır her mevsim açık havada alışveriş yaptığı, yemek yediği, eğlendiği tarihi çarşılar karakteristik Ege kent yaşamı hakkında bize bilgi verirken bu geleneğin günümüzde yeni şehrin kıyısı boyunca devam ettiği gözlemleniyor. Proje; "deniz", "dağ" ve "şehir" temaları ile farklı karakterlere sahip açık alışveriş ve eğlence caddeleri ile merkezinde yer alan konutların iç içe geçtiği, 7/24 yaşayan, dinamik, yılın büyük bir kısmında açık havada hizmet verebilen ve özünde Egeli bir kurguyu barındırıyor.
Proje arazisi, körfezin doğu ve batı yakasını birleştiren otoban üzerinde otogara çok yakın bir konumda bulunuyor. Arazinin batı ve güneyinde konut, kuzey ve doğusunda ise ticari ve endüstriyel alanlar yer alıyor. Şehir dokusunun seyreldiği, endüstriyel alanların görülmeye başlandığı bölgede, çevreyle ilişki kurmanın güçleştiği bir durum ortaya çıkıyor. DerinYeşil tasarım ekibi, bu durum karşısında çevresindeki yeni gelişmeler için katalizör görevi görecek bir "landmark" projesi üzerine çalışırken; konut kulesinin yerini belli eden tavrı ve açık alışveriş ve eğlence caddeleriyle proje, çevresindeki gelişmelerin merkezi olmayı hedefliyor.
Yapıya girişler, otogar ve anayolun bulunduğu kuzey ve konutlaşmanın bulunduğu batı yönünden alınıyor. Ziyaretçiler ve konut sakinleri su ve peyzaj öğeleri barındıran geniş bir giriş plazasıyla karşılanıyor. Üçgen bir şema etrafında kurgulanan "deniz", "dağ" ve "şehir" temalarına sahip üç alışveriş ve eğlence sokağı, konut kulesini kucaklayarak zemin kat sirkülasyonunu sağlarken birinci ve ikinci katlarda sirkülasyonu sağlayan koridor/balkonlar köprülerle bağlanarak bu kavisli sokakları izleme imkanı sunuluyor.
Farklı kullanıcı gruplarına hitap etmek üzere; 1-3 yatak odalı, çeşitli büyüklüklerde tasarlanan konutların her birinin kendi balkonuna sahip olması, doğal havalandırma ve manzaradan üst düzeyde faydalanmayı sağlıyor. Güneyde yer alan konut lobisi, 2 dikey sirkülasyon aksına ve özel konut otoparkı ve alışveriş platformuna doğrudan erişime imkan veriyor. Proje, karakteristik İzmir sokak yaşamını bütün yıl konfor koşullarına sahip mekana taşımayı hedefliyor. Bu amaca ulaşabilmek üzere hem tarihi hem modern mimari referanslardan yola çıkarak açılır-kapanır cam çatı sistemi öneriliyor. İç sokakların kavisi boyunca değişen genişliğine uyan, yağış veya kuvvetli rüzgar gibi hava koşullarıyla karşılaşıldığında 45 saniye içerisinde kapanabilen hareketli bir cam çatı örtüsü geliştiriliyor. Projenin sürdülebilirlik hedefleri doğrultusunda da, konsept proje aşamasından itibaren kütle yerleşimi, yönlenme, pasif ısıtma-soğutma sistemleri, malzeme seçimi, enerji etkin tasarıma yönelik mimari kararlar ile beraber proje ayak izi minimumda tutulurken ısı yalıtımı sağlayacak yeşil çatı alanı planlanıken; yerel ve dayanıklı bitki seçimleri bu yeşil çatılar ile beraber iç mekanda konumlanan yeşil duvarlara da taşınıyor.
Binanın otogara yakın konumlanması ile proje, toplu taşımayla rahatça ulaşılabilecek bir konumda bulunurken otopark katlarında hibrid ve elektrikli araçlar için öncelik sağlanıyor. Açık iç sokaklarda doğal havalandırma ve aydınlatma ön planda tutulurken mekanik-elektrik sistemleri optimum enerji düzeyini yakalayabilmek üzere kurgulanıyor. Projenin malzeme seçimlerinde de ahşap, doğal taş ve benzeri yerel ve dönüştürülebilir malzeme kullanımına özen gösteriliyor.
Kaynak: İnşaat&Yatırım
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı