Şirket, özellikle Hindistan’ın deniz yoluyla yapılan demir cevheri ticaretinde giderek daha stratejik bir konuma geleceğine dikkat çekerken, Çin’de çelik üretiminin de on yılın geri kalanında yaklaşık mevcut seviyelerini koruyabileceğini öngördü.
BHP’ye göre nüfus artışı, kentleşme ve yükselen yaşam standartlarının yanı sıra gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek fırın kapasitesi artışı, çelik üretim hammaddelerine yönelik talebi desteklemeye devam edecek. Şirket ayrıca demir cevheri fiyatlarının Çin’in çelik üretimi ve maliyet desteğinin etkisiyle dirençli seyrettiğini belirtti.
Hindistan’ın demir cevheri ithalatında hızlı artış bekleniyor
BHP’nin değerlendirmesinde demir cevheri piyasasında öne çıkan ülkelerden biri Hindistan oldu. Şirkete göre Hindistan, deniz yoluyla yapılan demir cevheri ticaretinde stratejik açıdan giderek daha önemli bir katılımcı haline geliyor.
2009 yılında 98 milyon tonla en yüksek demir cevheri ihracat seviyesine ulaşan Hindistan, aynı dönemde 1 milyon tonun altında ithalat gerçekleştiriyordu. Ancak ülkenin demir cevheri ithalatı 2025 yılında 12 milyon tona ulaşarak bir önceki yılın iki katından fazla seviyeye çıktı.
BHP’nin aktardığı sektör danışmanlarının tahminlerine göre Hindistan’ın demir cevheri ithalatı 2030 yılına kadar 80 milyon tonun üzerine çıkabilir. Küresel hurda kullanımının da 2022’den bu yana uzun vadeli büyüme eğiliminin altında kalması, demir cevheri talebine destek sağlayan diğer bir unsur olarak gösterildi.
Hindistan’daki demir cevheri talebi beklentisinin arkasında ülkenin hızla büyüyen çelik kapasitesi bulunuyor. Hindistan’ın çelik üretim kapasitesi 2026 mali yılında yıllık %10 artarak yaklaşık 220 milyon ton/yıla ulaştı. Ülke, 2047 yılına kadar kapasitesini 500 milyon ton/yıla çıkarmayı hedefliyor. BHP, söz konusu kapasitenin önemli bölümünün yüksek fırın bazlı olacağına dikkat çekiyor.
Güneydoğu Asya’da da 2030’ların ortalarına kadar yaklaşık 90 milyon ton/yıl yeni çelik üretim kapasitesi planlanıyor. BHP’ye göre bu kapasitenin yaklaşık %70’inin yüksek fırın bazlı olması bekleniyor. Bu durum demir cevheri ve diğer çelik üretim hammaddelerine yönelik talebin sürmesine katkı sağlayabilir.
Demir cevherinde 260 milyon tonluk arz için 80 doların üzerindeki fiyat gerekiyor
BHP, 2026 yılına girilirken demir cevheri piyasasında maliyet desteğinin bir önceki yıla kıyasla önemli ölçüde güçlendiğini bildirdi.
Şirketin tahminine göre küresel arzın yaklaşık 260 milyon tonluk bölümü, ekonomik olarak üretimde kalabilmek için 80 dolar/ton CFR’nin üzerinde demir cevheri fiyatına ihtiyaç duyuyor. Bu miktar 2025 yılında yaklaşık 180 milyon ton seviyesindeydi.
BHP, söz konusu yükselişi Orta Doğu’daki çatışmalardan bu yana enerji ve navlun maliyetlerinde görülen kalıcı enflasyonun yanı sıra Afrika’daki yeni projelerden ve Avustralyalı küçük üreticilerden gelen yeni üretimin maliyet yapısıyla ilişkilendirdi.
Şirkete göre fiyatların uzun süre 80 dolar/ton CFR seviyesinin önemli ölçüde altında kalabilmesi için yüksek maliyetli 260 milyon tonluk arzın önemli bir bölümünün piyasadan çıkması gerekecek. Bunun da hem daha zayıf çelik talebi hem de düşük maliyetli arzın daha hızlı büyümesini gerektireceği ve bu iki koşulun uzun süre birlikte devam etmesinin zor olduğu değerlendiriliyor.
2035’e kadar yaklaşık 250 milyon tonluk mevcut arz tükenebilir
Demir cevheri arz tarafında kaynakların tükenmesi de BHP’nin dikkat çektiği başlıklar arasında yer aldı.
2025’in dördüncü çeyreğinde demir cevheri maliyet eğrisinin 90. yüzdelik dilimindeki maliyetlerin nominal bazda pandemi öncesi seviyelerin yaklaşık %40 üzerinde olduğu belirtildi. BHP, cevher kalitesindeki düşüş ve kaynakların tükenmesi nedeniyle geleneksel üretim bölgelerinde mevcut üretimin korunabilmesi için daha fazla yatırıma ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.
Wood Mackenzie tahminlerine atıfta bulunan BHP, 2026-2035 döneminde deniz yoluyla ticarete konu pazardaki yaklaşık 250 milyon tonluk mevcut demir cevheri arzının tükenebileceğini bildirdi. Şirkete göre bu gelişmeler güvenilir ve yüksek kaliteli demir cevheri arzının stratejik önemini artırıyor.
Çin’in çelik üretiminin 1 milyar ton civarında kalması bekleniyor
BHP, Çin gayrimenkul sektöründeki devam eden zayıflığa rağmen ülkenin çelik üretiminin son yedi yıldır yaklaşık 1 milyar ton seviyesinde dirençli kaldığına dikkat çekti.
Şirket, Çin’in ileri imalat, dijitalleşme, modern altyapı ve sanayinin geliştirilmesine verdiği önemin artmasıyla ham çelik üretiminin on yılın geri kalanında yaklaşık bu seviyede kalmasını bekliyor.
Metalürjik kömürde Hindistan talebi destek sağlıyor
BHP, çelik üretiminde kullanılan metalürjik kömür fiyatlarının 2025 seviyelerine kıyasla güçlendiğini belirtti. Güçlü Hindistan ithalat talebi ve arz kesintileri, deniz yoluyla ticarete konu pazarda fiyatları destekledi.
Avustralya’nın metalürjik kömür ihracatının ise jeolojik zorluklar, operasyonel kesintiler ve daha sıkı düzenleyici ortam nedeniyle baskılarla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Bakır talebinin 2050’de 50 milyon tonu aşması bekleniyor
Bakır tarafında BHP, küresel talebin 2050 yılına kadar 50 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyor. Enerji dönüşümü ve dijitalleşmeden kaynaklanan geleneksel olmayan bakır talebinin ise 2020-2035 döneminde yıllık bileşik %6,5 büyüyeceği tahmin ediliyor.
Potas talebi 2050’ye kadar 100 milyon tonu aşabilir
BHP’ye göre nüfus artışı, protein tüketimindeki yükseliş ve topraktaki potasyum kaybı potas talebini desteklemeye devam edecek. Şirket, potas talebinin on yılın başına kıyasla yaklaşık %70 artarak 2050’ye kadar 100 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyor.
Uranyumda enerji güvenliği ve veri merkezleri öne çıkıyor
Uranyum piyasasında ise enerji güvenliği ve veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacı nükleer enerjinin önemini artırıyor. Bununla birlikte BHP, yüksek yatırım maliyetleri, düzenleyici engeller, uzun proje süreleri ve toplumsal muhalefet nedeniyle nükleer enerji konusunda temkinli yaklaşımını sürdürüyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı