Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan gibi bölgenin önde gelen çelik tüketicileriyle karşılaştırıldığında nispeten küçük bir çelik pazarı olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, ülkede yaşanan ekonomik durgunluk döneminin ardından çelik talebi istikrarlı bir şekilde artıyor. Azerbaycan’ın toplam metal tüketiminin yaklaşık 1,7–1,8 milyon ton seviyesinde olduğu tahmin edilirken, kişi başına tüketim 150 kg’ın üzerine çıkmış durumda.
Uzun çelik ürünleri piyasasının görünümü ise özellikle olumlu. MMITC’nin tahminlerine göre, inşaat demiri, filmaşin, küçük kesitli profil ürünleri ve yuvarlak çelik tüketimi 2035 yılına kadar yıllık ortalama %4’ün üzerinde büyüyebilir. Büyümenin, Azerbaycan’ın sanayinin geliştirilmesine yönelik programlarının yanı sıra büyük ölçekli inşaat ve altyapı projeleri tarafından desteklenmesi bekleniyor.
Uzun çelik tüketiminde inşaat demiri öne çıkıyor
İnşaat demiri, Azerbaycan’ın uzun çelik ürünleri piyasasındaki en büyük segment olmaya devam ediyor. Yurtiçi inşaat demiri üretimi 2024 yılında yaklaşık 440 bin ton seviyesine ulaşırken, bu rakam MMITC’nin tahminleriyle büyük ölçüde örtüşüyor. İthalat da dahil edildiğinde, araştırma kapsamında ele alınan uzun çelik ürünlerinin toplam tüketimi 600 bin tonu aştı ve 2025 yılında 2024’e kıyasla belirgin bir artış kaydedildi.
Pazarın lideri, iki çelik üretim ocağına sahip olan ve dikişsiz boru üreticisi Azerboru’nun da ana şirketi konumundaki Baku Steel Company. Uzun çelik ürünleri segmentlerinde yaklaşık sekiz başka şirket daha faaliyet gösteriyor. Bu durum, Azerbaycan’ın pazar büyüklüğü dikkate alındığında nispeten yüksek bir rekabet seviyesine işaret ediyor.
İthalat tarafında ise Rusya, İran ve Türkiye başlıca tedarikçiler olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerin güçlü konumu büyük ölçüde coğrafi yakınlık ve lojistik avantajlardan kaynaklanıyor. Ticaret sektörü ise oldukça sınırlı sayıda oyuncudan oluşuyor; önemli hacimlerde işlem yapan yaklaşık dört-beş şirket bulunuyor.
Azerbaycan yerli üreticileri desteklemeye devam ediyor
Azerbaycan hükümeti, yerli çelik üretimini korumak ve desteklemek amacıyla çeşitli önlemler uyguluyor. Hâlihazırda inşaat demirine 150 manat gümrük vergisi uygulanıyor. Bununla birlikte, uygulamada belirli istisnalar ve özel koşullar bulunuyor.
Bununla birlikte, yerli çelik üretimi hâlâ ithal hammaddelere ve yarı mamullere bağımlı. Azerbaycan’da şu anda faal demir cevheri madeni veya DRI üretimi bulunmuyor. Ülkede ayrıca yassı çelik üretimine yönelik tesisler de mevcut değil.
Yurtiçi demir-çelik hurdası toplama miktarının yıllık yaklaşık 550–580 bin ton olduğu tahmin ediliyor. Geri kalan ihtiyaç ise ağırlıklı olarak kütük ve nihai çelik ürünleri ithalatıyla karşılanıyor.
Daşkesen projesi hammadde tabanını dönüştürebilir
Azerbaycan çelik sektörü açısından en önemli potansiyel gelişmelerden biri, devlet şirketi AzerGold tarafından yürütülen Daşkesen demir cevheri yatağının geliştirilmesi projesi.
2026 itibarıyla proje kapsamında bankacılık standartlarına uygun fizibilite çalışması (BFS) tamamlanmış durumda. Proje kapsamında Danieli teknolojisine dayalı bir DRI tesisi kurulması planlanıyor. Yatak yüksek demir içeriğine sahip olmakla birlikte, cevherin işlenmesinin teknik açıdan zorlu olduğu belirtiliyor.
Projenin önemli miktarda yatırım gerektirmesi bekleniyor. Başarıyla hayata geçirilmesi halinde, yerli demir hammaddesinin çelik üretiminde kullanılmasını sağlayarak Azerbaycan’ın çelik değer zincirini önemli ölçüde güçlendirebilir.
Planlanan DRI tesisinin yaklaşık 500 bin ton kapasiteye sahip olması öngörülüyor. Tesisin ilerleyen dönemde Baku Steel Company ile entegre edilmesi de gündemde.
Altyapı projeleri talebin temel kaynağı olmaya devam edecek
Azerbaycan’da çelik tüketimi geleneksel olarak inşaat ve petrol-gaz sektörlerinde yoğunlaşıyor. Ancak talep yapısı giderek çeşitleniyor.
Altyapı yatırımları, yenilenebilir enerji projeleri, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve büyük ölçekli yeniden imar programları, çelik talebinin giderek daha önemli kaynakları haline geliyor.
Karabağ ve Zengezur’daki yeniden imar ve kalkınma çalışmaları, metro genişletme projeleri, yol yapımı, havalimanı modernizasyonu ve enerji altyapısı yatırımlarının gelecekteki çelik tüketimini desteklemesi bekleniyor.
MMITC, tahminlerini yalnızca GSYH projeksiyonlarına dayandırmak yerine aşağıdan yukarı (bottom-up) bir yöntem kullandı. Bu kapsamda projeler; finansman durumu, hayata geçirilme olasılığı, uygulama takvimi ve beklenen çelik yoğunluğu açısından değerlendirildi. Bu yöntemle farklı talep senaryoları oluşturularak en yüksek büyüme potansiyeline sahip segmentler belirlendi.
Filmaşin ve profil ürünlerinde daha hızlı büyüme bekleniyor
İnşaat demiri en büyük ürün grubu olmaya devam edecek olsa da, filmaşin ve küçük kesitli profil ürünlerinin (SQB) en hızlı büyüme gösterecek segmentler olması bekleniyor.
İnşaat, ulaştırma ve altyapı sektörlerinin çelik talebinin ana kaynakları olmaya devam edeceği öngörülüyor. Bununla birlikte, Azerbaycan’daki inşaat demiri tüketiminin yapısı bölgedeki diğer pazarlardan bazı farklılıklar gösteriyor. Bu farklılıklarda sismik koşulların yanı sıra ülkenin Sovyet döneminden kalan GOST standartlarından Avrupa standartlarına geçiş süreci de etkili oluyor. Türkiye ile yakın ekonomik ilişkiler de bu dönüşümü destekliyor.
İthalat fırsatları devam ediyor
Görece küçük bir pazar olmasına rağmen Azerbaycan, yabancı çelik tedarikçileri için fırsatlar sunuyor.
İnşaat demiri ithalatı 2020 yılında 150 bin tonu aşmış olsa da, son yıllarda önemli ölçüde geriledi. Buna karşılık filmaşin ithalatının yaklaşık 40–60 bin ton, profil ithalatının ise yıllık 15 bin tona kadar olduğu tahmin ediliyor.
İnşaat amaçlı uzun çelik ürünleri ithalatının yıllık yaklaşık 2 bin ton seviyesinde olduğu ve bu tedariklerin yaklaşık %99’unun Rusya’dan gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Bu nedenle Azerbaycan pazarına girmek veya pazardaki varlığını genişletmek isteyen yabancı üreticiler açısından, ülkenin toplam pazar büyüklüğünden ziyade ithalatçıların, tedarik hacimlerinin, fiyat politikalarının ve müşteri segmentlerinin detaylı şekilde analiz edilmesi önem taşıyor.
Uzun vadeli görünüm olumlu
Azerbaycan çelik piyasası, altyapı yatırımları, yeniden imar çalışmaları, enerji yatırımları ve sanayi projelerinin ilave talep yaratmasıyla yeni bir gelişim dönemine giriyor.
Ülke, kütük ve diğer hammaddelerde ithalata bağımlı olmaya devam etse de, Daşkesen yatağının geliştirilmesi ve yerli DRI üretiminin devreye alınması, bu bağımlılığın zaman içinde azaltılmasına ve daha entegre bir çelik üretim zinciri oluşturulmasına katkı sağlayabilir.
Baz senaryoya göre uzun çelik ürünleri tüketiminin 2035 yılına kadar yıllık %4’ün üzerinde büyümesi beklenirken, Azerbaycan’ın bölgesel çelik üreticileri ve ihracatçıları açısından görece küçük ancak giderek daha önemli bir pazar haline gelmesi bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı