Avrupa çelik sektöründe yeşil çeliğe olan ilgi, baskının artacağı önümüzdeki yıllar için stratejik bir başlık olarak görülse de, mevcut piyasa koşulları nedeniyle alıcıların ilgisi şimdilik düşük seviyede kalıyor.Şirketler, yeşil dönüşümün ancak ücretsiz emisyon izinlerinin azaltılacağı dönemde hız kazanacağını düşünürken, bugünün zayıf talep ortamında çoğu alıcı ek maliyet yüklenmek istemiyor. Piyasada yalnızca proje bazlı özel bütçesi olan kullanıcıların prim ödemeyi tercih edebileceği ifade edilirken, yeşil HRC için 50–80 €/ton arası makul bir prim aralığı konuşuluyor.
UK pazarında 2026’da yürürlüğe girecek CBAM ve yeni korumacı tedbirlerle ithalatın ciddi ölçüde daralması bekleniyor. Ton başına 30–130 £’luk ek vergiler, kotaların %50 azaltılması ve aşım cezalarının artırılması sayesinde AB ve BK’nin kaybettikleri 18–20 milyon tonluk iş hacmini geri kazanabileceği; fiyatların ise kısa vadede 80 £/ton, 2026’da ise 200 £/tonu aşabilecek zam potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor.
CBAM’a ilişkin belirsizliklerin artmasıyla alıcıların yeniden Avrupa kaynaklarına yönelmesi, Asya menşeli arzın gerilemesi ve ithalatçıların temkinli davranması, 2026 itibarıyla arzın ciddi şekilde sıkılaşabileceğine işaret ediyor. Üreticiler kısa vadede agresif fiyatlama yapmayı sürdürse de yerli alımın artmasıyla piyasanın hızla sıkılaşabileceği belirtiliyor. Servis merkezleri geniş stok bulundurmayı tercih ederken, fiyatlamanın piyasa hareketlerine bağlı olarak hızlı şekilde güncellenebileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Fiyatlara bakıldığında, Avrupa ülkelerinde tedarikçilerin son haftalarda sınırlı artış girişimlerinde bulunduğu ancak alıcı tarafının bu denemelere karşı oldukça dirençli olduğu görülüyor. Talep zayıflığı, fiyatların sadece test edildiği bir ortam oluşturuyor.
Almanya’da sıcak haddelenmiş rulo HRC 615 €/t EXW, soğuk haddelenmiş rulo CRC 710 €/t EXW, galvanizli ürünler 710–715 €/t EXW, levha 685 €/t EXW, inşaat demiri 600 €/t CPT ve filmaşin 585–600 €/t CPT seviyelerinde bulunuyor. Bu fiyatlar üreticilerin küçük artış denemelerine rağmen alıcıların geri adım atmadığını, artış baskısının piyasada tutunamadığını gösteriyor.
İtalya’da da benzer bir tablo var. HRC 605 €/t EXW, CRC 700–705 €/t EXW, galvanizli ürünler 720 €/t EXW, levha 625–630 €/t EXW, inşaat demiri 530–550 €/t EXW ve filmaşin 580–600 €/t CPT seviyelerinden işlem görüyor. Tedarikçiler fiyatları yukarı çekmeye çalışsa da düşük sipariş eğilimi nedeniyle artışlar çoğunlukla sınırlı kalıyor.
Polonya’da filmaşin 600–615 €/t CPT, inşaat demiri ise 570–575 €/t CPT seviyesinde. Tüccarların fiyat artışı girişimleri olsa da alıcıların temkinli davranması nedeniyle fiyatlar mevcut banttan yukarı çıkmakta zorlanıyor.
Slab tarafında Çin’in 520 $/t, Vietnam’ın 515 $/t, Endonezya’nın 510 $/t ve Libya’nın 490 $/t CFR İtalya seviyesindeki teklifleri, mevcut maliyet avantajlarının hâlâ güçlü olduğunu ve fiyat artışı girişimlerinin bu nedenle karşılık bulmadığını ortaya koyuyor.
Ocak ayı sipariş döngüsünde alıcılar ihtiyatlı tutumunu sürdürüyor. Stok seviyelerinin yeterli olması ve yükselişin kalıcı olup olmayacağına dair soru işaretleri, sipariş temposunu yavaşlatıyor. Tedarikçiler spot satış baskısını azaltarak uzun vadeli sözleşmelere yönelmeye çalışsa da bu alanda henüz belirgin bir ilerleme sağlanmış değil. Alman alıcılar, üreticilerin HRC’de 100 €/t seviyesinde fiyat artışı dayattığını ancak piyasanın bu artışı kabul etmediğini belirtiyor.
İtalya’da ithal HRC tarafı ise oldukça canlı. CBAM maliyetleri dahil edildiğinde 2026’nın ilk çeyreği için 560–600 €/t DDP bandında geniş bir stok mevcut. Bu ürünlerin bir bölümü limanlarda beklerken, bir kısmı sevkiyat aşamasında ve hatırı sayılır bir kısmı yaklaşık 580 €/t DDP seviyesinden ilk çeyrek teslimi için şimdiden bağlanmış durumda. Hindistan, Endonezya ve Türkiye’den gelen Ocak teslimli 580–600 €/t DDP teklifleri, CBAM kaynaklı maliyet artışlarının artık fiyatlara tam olarak yansıtıldığını doğruluyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı