Ancak sektör, alınacak önlemlerin etkin bir şekilde tasarlanıp uygulanmaması durumunda hem kısa vadeli rahatlamada hem de yapısal dönüşümde yetersiz kalınabileceği uyarısında bulundu.
EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert, “AB üye devletleri doğru yönde adım attı, ancak kalite ve uygulama hızı artık gerçek bir sınav niteliğinde” dedi. Eggert, enerji maliyetlerindeki kırılganlığa dikkat çekerek, “Avrupa düşük maliyetli yenilenebilir enerjiye yatırım yapsa da, Orta Doğu’daki kriz, endüstrinin fosil yakıt kaynaklı fiyat artışlarına ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 50 €/MWh civarında rekabetçi elektrik maliyetleri sağlanamazsa, enerji yoğun sektörler küresel ölçekte rekabet edemez ve enerji dönüşümünü gerçekleştiremez” ifadelerini kullandı.
Avrupa Çelik Birliği, Avrupa Konseyi’nin yenilenebilir ve düşük karbonlu enerjiye geçiş ile enerji depolama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını hızlandırma çağrısını desteklediğini belirtirken, geçişten doğacak faydaların tüketicilere mümkün olan en kısa sürede yansıtılması gerektiğinin altını çizdi. Dernek, ayrıca elektrik faturalarının tüm bileşenlerini kapsayan hedefli kısa vadeli önlemler ve yükselen enerji fiyatlarına karşı AB düzeyinde koordineli bir yanıt çağrısını memnuniyetle karşıladı.
Sektör, Enerji Satın Alma Anlaşmaları (PPA) ve Fark Sözleşmeleri (CfD) gibi uzun vadeli araçların birlikte kullanımının yaygınlaştırılmasını desteklerken, Draghi önerisi doğrultusunda, enerji yoğun sektörlerin kamu tarafından desteklenen elektrik üretimine üretim maliyeti artı adil bir kar marjı ile erişebilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut AB kuralları ise bu olanağı henüz tanımıyor.
AB’nin mevcut devlet yardımı çerçevesinin, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 16 Mart tarihli mektubu ve Avrupa Konseyi sonuçları doğrultusunda, ETS dolaylı maliyet telafisi ile birleştirilen CISAF kapsamında daha esnek hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu kapsamda kısıtlamaların kaldırılması ve destek süresinin uzatılması önem taşıyor.
EUROFER, elektrik piyasası tasarımının, özellikle fosil yakıtların fiyat oluşumundaki rolünün kapsamlı bir şekilde değerlendirilmemesinin, AB’nin endüstriyi dalgalanmalardan koruma ve fiyatlarda anlamlı bir ayrışma sağlama kabiliyetini zayıflattığı konusunda uyarıda bulundu. Dernek, AB endüstrisi karbonsuzlaşmaya yatırım yapsa ve temiz elektriğe geçse dahi, fiyatların hala fosil yakıt bazlı üretimi yansıttığı yapısal bir sorun bulunduğunu belirtti. Bu durum, şirketlerin doğrudan karbon maliyetlerinden kaçınmasına rağmen, dolaylı olarak elektrik faturaları aracılığıyla maliyetleri üstlenmesine yol açıyor ve hem rekabet gücünü hem de karbonsuzlaşmanın iş gerekçesini olumsuz etkiliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı