İç Piyasada Yatay Seyir hâkim
Kasımın 2. haftası biterken, Avrupa’nın iki ana üretim merkezi olan Almanya ve İtalya’da fiyatlar son dönemde dar bantlarda sabitlenmiş durumda. Almanya’da HRC fiyatları 610–615 €/ton, CRC ve HDG ise 700 €/ton seviyelerinde tutunurken, uzun ürünlerde de benzer bir istikrar görülüyor. İtalya’da da tablo farklı değil: HRC 595 €/ton’dan, CRC ise 695–700 €/ton aralığından işlem görüyor. Üreticiler, CBAM kaynaklı ek maliyetlerin kademeli olarak fiyatlara yansıtılmaya başlandığını doğrulasa da, talep görünümünün zayıf olması nedeniyle ani fiyat artışlarından kaçınıyor. İç piyasa bu nedenle, maliyet baskılarına rağmen kontrollü bir yatay hareket içinde seyrediyor.
İthalat Teklifleri Baskıyı Artırıyor
İç piyasadaki temkinli duruşun en önemli nedeni, Avrupa’ya yönelik güçlü ithalat akışının devam etmesi. Özellikle 2026 teslimatlar için Asya ve Endonezya çıkışlı sıcak haddelenmiş ruloların CBAM ve tüm vergiler dahil İtalya’ya DDP 580 €/ton seviyesinden teklif edilmesi, düzenleyici yüklerin şimdiden fiyatlara yansıdığını gösteriyor. Hindistan menşeli HRC’nin 490–495 €/ton CFR Antwerp/Bilbao, CRC’nin 620–625 €/ton CFR, HDG’nin 670–685 €/ton CFR ve levhanın 610–615 €/ton CFR seviyelerinden gelmesi, Hindistan’ın agresif fiyatlamasını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Vietnam’dan İspanya’ya sunulan 0.57 mm – Z140 galvanizli sacların 640 €/ton CFR teklifleri ise özellikle kaplamalı ürünlerde rekabeti artırıyor.
Bölge içi tedarikte İspanya öne çıkıyor. Ülkenin lojistik avantajı sayesinde, inşaat demiri İngiltere limanlarına 575–590 €/ton CFR aralığından gönderilirken, nervürlü filmaşin Batı Avrupa limanlarına 595–610 €/ton CFR seviyelerinden teklif ediliyor. Bu iki ürün grubunda hem fiyat hem de transit süre avantajının İspanya lehine olması, Batı Avrupa’daki fiyat baskısını daha da artırıyor ve yerli üreticilerin marjlarını daraltıyor.
Türkiye ve Mısır’dan gelen uzun ürün teklifleri de rekabeti canlı tutuyor. Türkiye çıkışlı inşaat demiri 500–525 €/ton CFR Baltık bandında fiyatlanırken, Mısır menşeli ürünler 510 €/ton CFR Avrupa limanları seviyesinde piyasaya sunuluyor. Bu orta seviye CFR fiyatlar, Avrupa üreticilerinin artan maliyetleri satış fiyatlarına doğrudan yansıtmasını zorlaştırıyor; daha uygun fiyatlı ithal seçeneklere yönelen alıcılar nedeniyle tedarikçiler mevcut iç piyasa seviyelerini korumaya mecbur kalıyor.
Piyasa Analizi: Sınırlı Arz ve Yeni Düzenlemeler Orta Vadede Baskıyı Artıracak
CBAM’ın uygulanmaya başlamasıyla birlikte özellikle 2026 teslimatlı ürünlerin fiyatlarının DDP ve vergi dahil şekilde önceden netleştirilmesi, piyasanın belirsizliği azaltma çabasını yansıtırken, kısa vadede fiyat artışlarını da frenliyor. Bununla birlikte sektör temsilcileri, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükseliş, arz tarafındaki kısıtlar ve lojistik maliyetlerin orta vadede kaçınılmaz fiyat baskısı yaratacağını belirtiyor. Ancak bu baskının ne ölçüde yukarı yönlü fiyat hareketine dönüşeceği, ithal kaynaklı rekabetin ve CBAM’ın pratik uygulama koşullarının nasıl şekilleneceğine bağlı olacak.
Avrupa çelik piyasası şu anda maliyet artışları ile güçlü ithalat rekabeti arasında sıkışmış durumda. İç piyasada fiyatların yatay seyrini koruması, hem üreticilerin temkinli stratejisinin hem de ithalat tekliflerinin yarattığı fiyat tavanının bir yansıması. 2026’ya doğru ilerlerken, CBAM ve kotaların tam olarak nasıl uygulanacağı, arz koşullarının ne yöne evrileceği ve ithal kaynakların rekabet gücünün sürüp sürmeyeceği, piyasanın yönünü belirleyecek en kritik unsurlar olacak.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı