Şirket, söz konusu dönemde toplam çelik sevkiyatının yaklaşık 220.000 ton seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini duyurdu. Küresel ve bölgesel piyasalarda süregelen talep zayıflığının sevkiyat hacimleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.
Finansal beklentiler tarafında ise şirket, düzeltilmiş FAVÖK’ün (EBITDA) -25 milyon dolar ile -35 milyon dolar aralığında gerçekleşmesini öngörüyor. Bu tahminin, 90 milyon ila 95 milyon dolar aralığında olması beklenen kapasite kullanım ayarlamasının olumlu etkisini içerdiği belirtildi. Söz konusu ayarlamanın, Elektrik Ark Ocağı (EAF) devreye alma sürecinde üretim hacimlerindeki düşüşe rağmen katlanılan yüksek sabit maliyetleri yansıttığı vurgulandı.
Şirketin CEO’su Rajat Marwah, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“2026 yılının ilk çeyreği, Algoma'nın dönüşümünde belirleyici bir an oldu. Yüksek fırın ve kok fırını operasyonlarımızın kademeli olarak kapatılmasıyla, yıllarca süren planlamanın ve yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımın sonucu olarak, tamamen EAF çelik üretimine geçtik. EAF'ımız, sürdürülebilir düşük karbonlu çelik markamız Volta™'yı Kanada pazarı için büyük ölçekte üreterek 7/24 çalışıyor. Kısa vadeli talep düşüşü sevkiyat hacimlerini etkilemeye devam etse de, EAF çelik üretiminin doğasında bulunan yapısal maliyet iyileştirmelerinin, Düzeltilmiş EBITDA'da anlamlı bir ardışık iyileşme sağlaması bekleniyor. Kanada'nın tek levha üreticisi olarak, altyapı, inşaat ve savunma sektörlerinde artan talebi karşılamak ve kurduğumuz temeller üzerine inşa etmek için iyi bir konumdayız.”
Şirket açıklamasında, yüksek fırın bazlı üretimden elektrik ark ocağına geçişin, yalnızca operasyonel bir dönüşüm değil aynı zamanda karbon emisyonlarının azaltılması açısından da önemli bir adım olduğu belirtildi. Bu kapsamda Algoma’nın, düşük karbonlu çelik üretiminde konumunu güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Öte yandan, şirketin geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin yapılan açıklamada, finansal performans, talep görünümü ve operasyonel gelişmelere dair öngörülerin çeşitli risk ve belirsizlikler içerdiği hatırlatıldı. Bu kapsamda, piyasa koşullarındaki değişimler, talep dalgalanmaları ve üretim süreçlerine ilişkin olası gelişmelerin, açıklanan beklentilerden sapmalara neden olabileceği vurgulandı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı