Pandemide büyümenin lokomotifi olan imalat sanayi, başarısını sürdürülebilir hale getirmek için çalışıyor. İTO organizasyonuyla bir araya gelen İstanbul imalat sanayi temsilcileri, pandemi sonrası global rekabet için öneri ve taleplerini dile getirdi.
Barış Cabacı'nın haberine göre, yılın ikinci çeyreğinde gerçekleşen rekor büyümenin dinamosu olan imalat sanayi, bu başarıyı sürdürülebilir hale getirmenin arayışında. İstanbul Ticaret Odası da bu sürece katkıda bulunmak üzere online ortamda yeni bir çalıştay düzenledi. Sektörel çalıştayların ikincisi olan ‘Demir Çelik Sektörü ve Bağlı Sektörlere Yönelik İmalat Sanayi Çalıştayı’na; İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İTO Yönetim Kurulu Üyeleri Adil Coşkun ve Levent Taş ile imalat sanayinden sektör temsilcileri ve STK başkanları katıldı.
Üretim Gücümüzü Değerlendirelim
Ekonominin ancak ve ancak imalat sanayinin gücü ile anlam kazanacağını söyleyen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, şöyle konuştu: “İmalat sanayi; istihdama katkısı, ihracattaki payı ve katma değeri yüksek üretimiyle ekonomimizin yapı taşlarından en önemlisi. Sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin yanı sıra cari açığın kapanmasında imalat sanayi diğer sektörlerden ayrışıyor.” Türkiye’nin, üretimde güçlü olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Gençlerimizi bu sektörlere kazandırmalıyız. İmalat sanayindeki verimliliği de teknolojik yatırımlarla artırmamız gerekiyor” dedi.
Türkiye’de Çelik Tüketimi Dünya Ortalamasının Üzerinde
Türkiye’nin, ABD ve AB’nin korumacı önlemlerine rağmen ham çelik üretiminde geçtiğimiz yıl yüzde 6 büyüme ile 36 milyon tonluk üretim gerçekleştirdiğini söyleyen Başkan Avdagiç, “2020’de Çin, Vietnam, İran, Rusya ve Türkiye üretimde yükseliş gösterdi. Demir cevheri ve hurdaların yüzde 75’ini ithal ediyoruz. Türkiye’de çelik tüketimi dünya ortalamasının üzerinde. Bu durum sanayimizin geliştiğini gösterir. Ayrıca ülkemiz, çelik sektöründe uzun ürünlerde ihracatçı olmakla birlikte, yassı ürünlerde kendi tüketimine yetecek kapasiteye sahip değil ve ithalatçı konumunda. Üretim yöntemleri neticesinde elde edilen çeliklerin çeşitliliği, katma değeri, milli ekonomiye katkısı ve gelecek perspektifi gibi birçok alanda çalışmalar devam ediyor. Bu dönemde çelik sektörünün, katma değeri daha yüksek olan yassı ürünlere geçiş sağlayarak ve yeni pazarlara açılarak ihracatımızı da artırabiliriz” dedi.
İmalat Sanayini ‘Yeşil’e Dönüştürelim
Başkan Avdagiç, AB’nin belirlediği Yeşil Mutabakat kapsamında imalat sanayinin yeşil sanayiye dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ürünlerimizi hem çevre dostu hale getirmemiz hem de teknolojik taleplere uygun bir şekilde üretmemiz gerekiyor. Belirlenen Yeşil Mutabakat doğrultusunda sanayimizde uzun süre gündem, yeşil üretim olacak. Bunun için STK’ların proaktif olması gerekiyor.”
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı