Komite üyeleri, öneriyi 36 lehte, 2 aleyhte ve 5 çekimser oyla onayladı. Düzenleme, 2018’den bu yana Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kapsamında uygulanan ve 30 Haziran 2026’da sona erecek küresel çelik koruma önlemlerinin ardından oluşabilecek riskleri sınırlamayı hedefliyor.
Kabul edilen metne göre, gümrüksüz çelik ithalatı için belirlenen kotalar düşürülerek yıllık hacim 18,3 milyon tonla sınırlandırılacak. Bu seviye, 2024 yılı kotalarına kıyasla yaklaşık %47’lik bir azalmaya karşılık geliyor. Kota üzerindeki ithalatlar ile kota kapsamına girmeyen çelik ürünlerine ise %50 oranında gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor.
Taslak düzenleme kapsamında, ithalatçıların ürünlerin menşeine ilişkin sunması gereken belgeler netleştirilecek ve ithal edilen çelik ürünlerinin izlenebilirliği güçlendirilecek. Komite üyeleri ayrıca, yeni düzenlemenin WTO kurallarına uygun olması gerektiğini vurgulayarak, Avrupa Komisyonu’ndan uygulamanın etkilerini yakından izlemesini ve gerekli görülmesi halinde kapsamda değişiklik yapılmasını talep etti.
Yeni düzenleme ile birlikte Rusya ve Belarus’tan yapılan tüm çelik ithalatının da yasaklanması planlanıyor. Bu kapsamda, söz konusu ülkelerden gelen çelik ürünleri, halihazırda kısıtlama uygulanan ürünler listesine eklenecek.
Oylamanın ardından açıklamada bulunan raportör Karin Karlsbro, çelik üretiminin Avrupa için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, jeopolitik belirsizlik dönemlerinde güçlü bir çelik endüstrisinin Avrupa’nın dayanıklılığı açısından merkezi rol oynadığını ifade etti. Karlsbro, Ukrayna ile gümrüksüz ticaretin sürdürülmesine destek verdiklerini, Rusya’dan çelik ithalatına ise karşı çıktıklarını vurguladı.
Uluslararası Ticaret Komitesi, yasa tasarısının nihai hali üzerinde uzlaşmaya varmak amacıyla ilkbahar döneminde AB Konseyi ile müzakerelere başlanmasını da onayladı.
AB çelik sektörü, son yıllarda yüksek ithalat baskısı, düşük fiyatlar ve küresel aşırı kapasite nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Bu durum, sektörde önemli iş kayıplarına yol açarken, kapasite kullanım oranlarının kârlı seviyelerin altında kalmasına neden oldu. Yetkililer, bu koşulların rekabet gücünü ve karbonsuzlaşma yatırımlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
30 Haziran 2026’da mevcut küresel koruma önlemlerinin sona ermesiyle birlikte, AB çelik sektörünün artan küresel arz fazlasının etkilerine daha açık hale gelmesi bekleniyor. Kabul edilen yeni düzenlemenin, bu riskleri sınırlamayı ve Avrupa çelik endüstrisinin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı